Olay, 15 Ağustos'ta Bahçelievler Mahallesi Zambak Sokak'ta gerçekleşti. Celal Can Er, eski kız arkadaşına sosyal medyadan takip isteği gönderdiği iddiasıyla husumetli olduğu Yunus Emre Çoşkun'u konuşmak üzere okullar bölgesine çağırdı. İddialara göre, Celal Can Er ve arkadaşları ile Yunus Emre Çoşkun arasında arbede yaşandı. Çoşkun, yanında getirdiği 26 santimlik ekmek bıçağıyla Er'i yaraladı. Arkadaşlarının ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan Celal Can Er, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından kaçan Yunus Emre Çoşkun, bir süre sonra polise teslim oldu ve tutuklandı.
Dava Süreci
Zonguldak 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'kasten öldürme' suçlamasıyla müebbet hapis cezasıyla yargılanan Yunus Emre Çoşkun, ilk kez hakim karşısına çıktı. Çoşkun, aralarındaki takip isteği gönderme meselesinin 2024 yılında yaşandığını ve sonrasında bir sorun kalmadığını ifade etti. 2026 Şubat ayında Celal Can Er'i asker eğlencesine davet ettiğini ve birlikte eğlendiklerini belirtti. Olay gününde ise, Celal Can Er tarafından parkta darp edildiğini savundu.
Sanığın Savunması
Yunus Emre Çoşkun, yaşanan arbede sırasında kendisini korumak amacıyla bıçağı çektiğini ve hedef gözetmeden salladığını söyledi. Mahkeme başkanının, "Böyle düşünüyorken neden oraya gittin?" sorusuna ise, "Cahillik etmişim" şeklinde yanıt verdi. Çoşkun, olayın meydana geldiği yerde tanıdıklarının bulunduğunu ve kavga çıkmayacağını düşündüğünü ifade etti.
Aile ve Tanıklar
Celal Can Er'in annesi Mehtap Çakmak, sanığın oğlunu kasten öldürdüğüne inandığını belirterek ağır ceza talep etti. Duruşmada olay anında çevrede bulunan 8 tanık dinlendi. Ancak tanıkların ifadeleri arasında çelişkiler olduğu için mahkeme başkanı, yalan tanıklığın suç olduğunu hatırlattı. Sanık avukatı, müvekkilinin meşru müdafaa sınırları içinde hareket ettiğini öne sürdü. Er ailesinin avukatı ise sanığın bıçağı evden alarak çıkmasının öldürme kastını gösterdiğini savundu.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı, dinlenemeyen tanıkların dinlenmesi ve eksikliklerin giderilmesi için 10 Kasım'a erteledi.




