Dünya genelinde yaklaşık 2 bin 500 gigavatlık yenilenebilir enerji ve depolama projeleri, şebeke bağlantı sıralarında bekliyor. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) tarafından hazırlanan rapora göre, küresel yenilenebilir elektrik kurulu gücünün 2025 sonunda 5,15 teravata ulaşması bekleniyor. Ancak bu hedefe ulaşmak için 2030'a kadar yaklaşık 6 teravat ilave kapasiteye ihtiyaç duyuluyor.
Şebeke Bağlantı Sorunları
Rapora göre, bazı pazarlarda şebeke planlaması, yenilenebilir enerji kapasitesindeki artışa ayak uyduramıyor. Bu durum, bağlantı bekleme sürelerinin uzamasına neden oluyor. Şebeke kapasitesindeki sınırlamalar, yeni enerji üretim tesislerinin nerede bağlanabileceğini ve yeni elektrik talebinin hangi bölgelerde karşılanabileceğini kısıtlıyor.
ABD'de 2024'te 2 bin 290 gigavatlık zirveye ulaşan şebeke bağlantı başvurularının, 2025 sonunda 2 bin 60 gigavata gerilemesi bekleniyor. Avrupa Birliği'nde ise 340 gigavatın üzerinde proje bağlantı anlaşmasına sahipken, yaklaşık 700 gigavatlık ilave proje bağlantı kuyruğunda bekliyor.
Üretim Kısıtlamaları
Şebeke kısıtlamaları, yenilenebilir elektrik üretimindeki kısıtlamaların da önemli bir nedeni olarak öne çıkıyor. Almanya, Fransa ve Hollanda'da 2025'te toplam 3,9 teravatsaat yenilenebilir elektrik üretimi kısıntıya uğradı. İngiltere'de ise rüzgar enerjisindeki kısıntı 2020'de 3,8 teravatsaat seviyesindeyken, 2025'te bu rakam 10 teravatsaate çıktı.
Yatırım İhtiyacı
IRENA'nın güncellenmiş senaryosuna göre, 2030'a kadar yenilenebilir kapasitenin üç katına çıkarılması hedefi doğrultusunda şebekelerin modernizasyonu için yıllık yaklaşık 902 milyar dolar yatırım gerekiyor. 2025'te iletim ve dağıtım şebekelerine yapılacak yıllık yatırım ise yaklaşık 450 milyar dolar seviyesinde kalacak. Yeni şebeke hatları tamamlanmadan önce mevcut sistemin bağlantı kapasitesinin daha etkin kullanılmasına yönelik çözümler de bulunuyor.
Raporda, mevcut hidroelektrik santrallerinin rüzgar ve güneş projeleriyle hibrit kullanılması gibi seçeneklerin de şebekenin daha etkin değerlendirilmesine yardımcı olabileceği vurgulanıyor. Enerji depolamanın yaygınlaştırılması ve daha esnek bağlantı düzenlemelerinin geliştirilmesi gerektiği belirtiliyor.




