İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık, çocukların ve gençlerin dijital ortamlarda maruz kaldığı LGBT propagandası ile ailelerin yaşadığı sorunları değerlendirdi. Karabıyık, ekran süresinin artmasıyla birlikte gençlerin farklı kimliklerde performans sergilemeye çalıştığını ifade etti. Kahramanmaraş ve Siverek'teki okul saldırılarının ardından saldırgan profillerinin sosyal medya analizlerinin de bir kimlik buhranına işaret ettiğini belirtti.
Sanat ve Medya Etkisi
Bu tür etkilerin yalnızca dijital mecralarla sınırlı olmadığını vurgulayan Karabıyık, sanat, spor, medya ve kültür endüstrisinin organize bir ekosistem olarak çocukların kimliğini hedef aldığını dile getirdi. RTÜK işbirliği ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayesinde düzenlenen "Dijital Anafor Zirvesi"ni hatırlatan Karabıyık, ailelerin karşılaştığı zorlukları "Bermuda Şeytan Üçgeni" olarak tanımladı. Karabıyık, telefon, tablet, televizyon ve bilgisayar ekranlarının oluşturduğu bu anaforun, aile bağları zayıfladığında gençleri içine çekip savurduğunu söyledi.
Gençlerde Cinsel Kimlik Karmaşası
LGBT lobisinin "Eşcinsellik doğal bir durumdur" mesajının 18-24 yaş grubundaki gençler arasında yayıldığına dikkat çeken Karabıyık, bu propagandanın içselleştirilmesi ile gençlerin cinsel kimlik karmaşası yaşadığını ifade etti. Aile Danışmanlık Merkezi aracılığıyla bu sorunla karşılaşan gençlere destek sunduklarını belirten Karabıyık, bugüne kadar 60 gence bu girdaptan çıkış imkanı sağladıklarını aktardı. Cinsiyet değişikliği süreçlerine karşı psikososyal desteğin önemli olduğunu savunan Karabıyık, uluslararası kabul görmüş tekniklerle başarılı sonuçlar elde ettiklerini kaydetti.
Aile Eğitimi ve Yasal Düzenlemeler
Ailelerin çocuklarının ekran sürelerini kontrol etmesi ve dijital okuryazarlık bilincine sahip olması gerektiğini vurgulayan Karabıyık, Milli Eğitim Bakanlığı ile hayata geçirilecek "Aile Okulu" projesiyle ailelere ücretsiz eğitimler verileceğini duyurdu. Ayrıca, LGBT propagandası ve dayatmasına karşı acil yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu belirten Karabıyık, cinsiyet değişikliği yaşının 25 yaş sonrası olarak belirlenmesinin kritik bir düzenleme olduğunu ifade etti. Bu yaşlardan önce yapılan müdahalelerin yalnızca biyolojik ve psikolojik problemler getirdiğini sözlerine ekledi.




