Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bütçesi görüşülürken sık sık tartışmalar yaşandı. YENİ Parti, salona "AKP’nin Fonu = AKP’nin Sonu" yazılı pankart getirdi. Muhalefet, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i istifaya davet ederek, fon skandalını gündeme taşıdı.
Muhalefetten Sert Eleştiriler
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Bakan Şimşek'in bir yıl önce yaptığı açıklamalara atıfta bulunarak, "Bir yıl önce 'biliyoruz' demiştir. Neyi biliyor? Neyi açıklamıyor?" şeklinde eleştirilerde bulundu. Karabat, milletin birikimlerinin heba edildiğini ifade ederek, "Millet soyuldu ve bu bakan seyretti" dedi. Ayrıca, fon krizinin yalnızca birkaç portföy şirketinin batmasıyla sınırlı olmadığını, 455 bin yatırımcının mağduriyetine yol açan bir yapıdan bahsettiklerini vurguladı.
Tartışmalar ve Gergin Anlar
Bakan Şimşek, komisyon salonunda muhalefet milletvekilleriyle tokalaşırken, muhalefet üyeleri, "Fon krizinde sizin de sorumluluğunuz var" diyerek tepki gösterdi. İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Erişah Arıcan'ın neden komisyonda bulunmadığını sordu. Usta, "Bu fon krizinin neresini konuşacağız?" diyerek, Arıcan'ın komisyona çağrılmasını talep etti. Bu esnada, AKP ve İYİ Parti milletvekilleri arasında gerginlik yaşandı.
Bakan Şimşek'in Açıklamaları
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fon krizine ilişkin yaptığı sunumda, toplamda 108 fonda 614 bin 874 hesaba 130.2 milyar TL ödeme yapıldığını belirtti. Ayrıca, 179 bin 449 kişinin net yatırım tutarının tamamını aldığını ifade etti. Bakan, MASAK'ın, fonlardan haksız kazanç elde edenlerin mal varlıklarının tespitine yönelik çalışmalara devam ettiğini söyledi.
Ayrılıkçı İfadeler Üzerine Tartışma
DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit'in harita göstererek "Kürdistan" ifadesini kullanması, AKP'li milletvekillerinin tepkisini çekti. AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök, bu tür ifadelerin ayrılıkçı olduğunu belirterek, Sayyiğit'e karşı çıktı. Komisyon Başkanı Mehmet Muş da bu tanımlamanın anayasaya aykırı olduğunu vurguladı.




