Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), 25 yıldır Türkiye'yi yönetiyor. Bu süre zarfında devlet bürokrasisi birçok kez değişti ve AKP'nin ilk yıllarında doğanlar artık devlet kadrolarına girmeye başladı. Ancak bu uzun süreli iktidar, yıpranmışlık hissini de beraberinde getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Güney Kore dönüşü gazetecilere yaptığı, “Ummadığınız kişiler işin içine girmiş” açıklaması, iktidarın içinde bulunduğu durumu gözler önüne seriyor.
Ekonomik Zorluklar
Türkiye, uzun süredir ekonomik bunalım yaşıyor. Üç yıldır devam eden hukuk bunalımı da bu durumu ağırlaştırıyor. Ekonomik sorunlar, her geçen gün daha da derinleşiyor. İnsanlar, tasarruflarının değer kaybetmemesi için yatırım yapmaya çalışırken, beklemedikleri sonuçlarla karşılaşıyor. Para piyasası fonlarının ödeme güçlüğüne düşmesi, yatırımcılar için büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor. Ekonomik risk almak, artık hayatı tehlikeye atmakla eşdeğer hale geldi.
İktidarın Yorgunluğu
İktidarın yorgunluğu, son dönemdeki gelişmelerle daha belirgin hale geldi. Son bir buçuk yılda yaşanan olaylar, iktidarın çözüm üretemediğini gösteriyor. Borsa ve yatırımcılar üzerindeki olumsuz etkiler, dış borçlanma zorunluluğu ve piyasalardaki güvensizlik, iktidarın hantallaştığını ortaya koyuyor. Enflasyonun yüzde 30 seviyelerine ulaşması, hukuk sorunları ile birleşince iktidarın hızlı hareket etmesini engelliyor.
Güven Sorunu
Halk, devlete ve onun hukukuna güvenerek yatırımlarını yapmışken, ortaya çıkan vurgunlar büyük bir hayal kırıklığı yarattı. İki aydır “mağdur edilmeyecek” sözüne rağmen, yalnızca belirli bir kesim anaparasını kurtarabilmiş durumda. Yatırımcılar, yatırdıkları paraların geri dönüşünü beklerken, iktidarın çözüm üretememesi endişe yaratıyor. Bu durum, iktidarın yorgunluğunun bir yansıması olarak kabul ediliyor.
Nitelikli Yatırımcılar ve Piyasa Güvensizliği
Yorgunluk paniğe yol açarken, yatırımcıların nitelikli yatırımcı olarak kabul edilmesi için gereken 50 milyon TL sınırı da artırıldı. Bu durum, birçok yatırımcının piyasalara olan güvenini daha da sarsıyor. İstanbul, finans merkezi olma hedefinden uzaklaşırken, serbest fonların yasaklanması gibi adımlar da endişe yaratıyor. Yakın siyasi geçmişte yaşanan sorunlar, iktidarın yorgunluğunu gizlemek için medya önüne atılan sorumlularla çözülemiyor.




