Türkiye'nin Avrupa Birliği ile olan ilişkileri, son dönemde yaşanan gelişmelerle birlikte daha da gergin bir hale geldi. AB, genişleme raporunu açıkladı ve Türkiye için sert ifadeler kullandı. Raporda Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi'nin taleplerine yer verildi. Özellikle Yunanistan'ın Ege'deki karasularını 12 mile çıkarması durumunda, 1995 yılında TBMM tarafından alınan 'Savaş nedeni-Casus Belli' kararına atıfta bulunuldu.
Yunanistan'ın Talepleri
Raporda, Ege adalarının silahlandırılması Yunan egemenliği ile ilişkilendirilirken, Kıbrıs Rum Yönetimi'nin tanınması gerektiği ima edildi. Türkiye'nin denizlerdeki hak ve çıkarlarının eğitim müfredatına girmesi de kaygı konusu yapıldı. Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatının geçersiz olduğu iddia edildi ve Kıbrıs'ta iki devletli çözüm önerisi reddedildi.
İnsan Hakları ve Demokrasi Eleştirisi
Rapor, Türkiye’nin AB’ye katılımı için siyasi kriterleri yerine getirmediğini ve insan hakları, demokrasi ile hukuk alanlarında gerileme yaşandığını belirtti. Muhalefete açılan davaların arttığı, ifade özgürlüğünün yetersiz kaldığı ve gazetecilere yönelik keyfi tutuklamaların devam ettiği ifade edildi. Ayrıca, yüksek enflasyon konusuna da dikkat çekildi.
Dışişleri Bakanlığı'nın Yanıtı
Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu'nun 2026 Genişleme Paketi kapsamında hazırladığı Türkiye Raporu'na yazılı bir açıklama ile yanıt verdi. Bakanlık, AB'nin Türkiye'ye karşı ön yargılı ve hakkaniyetten uzak bir tutum sergilediğini belirtti. Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının tezlerine yer verilirken, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) meşru haklarının göz ardı edildiği kaydedildi.
Emekli Amiral Cem Gürdeniz ise, AB'nin raporu ile Türkiye'yi aşağılamakta olduğunu ve Yunanistan'a her türlü desteği verdiğini belirtti. Gürdeniz, Türkiye'nin bu duruma karşı bir duruş sergilemesi gerektiğini vurguladı.




