Siyaset

Sağcı İktidarlar, Milli İrade Kavramını Yok Sayıyor

Son yerel seçimlerde CHP'nin kazandığı büyük şehirler, iktidarın milli iradeyi hiçe sayan politikalarını sorgulatıyor. İstanbul'da 15 belediye başkanı görevden alındı.

Sağcı İktidarlar, Milli İrade Kavramını Yok Sayıyor
Görsel: Cumhuriyet - Son Dakika

Son dönemde Türkiye'de seçilmişlerin görevden alınması ve hapse atılması, toplumda olağan bir durum olarak algılanmaya başlandı. Bu durum, "milli irade" ve "halk iradesi" kavramlarıyla çelişiyor. 2024 yerel seçimlerinde ana muhalefet partisi CHP, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Aydın ve Edirne gibi büyük şehirlerde önemli başarılar elde etti. Bu şehirler, Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 60'ını barındırıyor ve GSYH'nin yüzde 80'ini üretiyor.

İstanbul'daki Gelişmeler

AKP iktidarı, 2024 sonbaharından itibaren halk iradesini hiçe sayan bir politika izlemeye başladı. Özellikle Esenyurt'tan başlayarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni hedef alan uygulamalar dikkat çekiyor. İstanbul'da 15 seçilmiş belediye başkanı görevden alındı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 500 günden fazla bir süredir Silivri'de tutuluyor. Ayrıca, CHP'den AKP'ye geçen 9 belediye başkanı var. Bu transferler sonrası, bazı belediye başkanlarının yargı süreçlerinde ilginç gelişmeler yaşandı.

Üsküdar Olayı

Geçtiğimiz hafta Üsküdar'da yaşanan olay, bu durumu daha da çarpıcı hale getirdi. CHP'li Sinem Dedetaş, yerel seçimlerde AKP'li adayı geçerek belediye başkanı seçilmişti. Ancak, Dedetaş, haziran-temmuz döneminde cezaevine konuldu. Ardından, CHP'li Sibel Tan Çetinkaya, AKP'li adayı geçerek başkanvekili oldu. Fakat, AKP bu durumu kabullenmedi ve seçim sonuçlarına itiraz etti. Bu süreçte dört CHP'li meclis üyesinin AKP'ye geçmesi, muhalefetin oylarını olumsuz etkiledi.

Demokrasi ve Halk İradesi

Türk siyasal yaşamında, seçilmişlerin görevden alınması ve transferleri, halkın iradesine karşı bir tehdit oluşturuyor. Bu durum, demokrasi ve halk egemenliği açısından ciddi bir sorun teşkil ediyor. Atatürk'ün "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözü, bu bağlamda hatırlanması gereken bir gerçektir. 14 Mayıs 1950'deki serbest seçimler, halk egemenliğinin önemli bir göstergesi olmuştur. Ancak, günümüzde sağcı iktidarların, kendi çıkarları doğrultusunda milli iradeyi hiçe saydığı görülmektedir.

Sonuç olarak, Türkiye'nin çok partili sisteminde halk, demokrasiyi benimsemekte ve bu tür uygulamalara karşı duruş sergilemektedir. Ancak, son dönemdeki tutuklamalar, belediyelere el koyma ve belediye başkanlarının transfer edilmesi gibi uygulamalar, kamuoyunda genel olarak olumsuz karşılanmaktadır. Bu durum, halkın demokratik haklarının korunması adına önemli bir tehdit oluşturmaktadır.

KaynakBu haber Cumhuriyet - Son Dakika tarafından yayımlanan haberden derlenerek yeniden yazılmıştır.
Kaynağı gör

Siyaset kategorisinden diğer haberler

Tümü