HABER MERKEZİ - Türkiye'nin doğurganlık hızı hızla düşüyor. 2000 yılında 2,49 olan doğurganlık oranı, 2025'te 1,42'ye gerileyecek. Uzmanlar, bu durumun yalnızca demografik değil, ekonomik ve stratejik sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Tarihçi ve Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, bu kritik konuda uyarılarda bulundu.
Türkiye Yaşlanan Ülkeler Arasında Yer Alıyor
Prof. Dr. Afyoncu, Türkiye'nin genç nüfusunun azaldığını ve yaşlı nüfus oranının arttığını vurguladı. Bu durum, iş gücü, üretim, savunma sanayi ve sosyal güvenlik sistemleri gibi birçok alanda tehlikeler doğuruyor. 1935'te yıllık nüfus artış hızı binde 21,1 iken, 2020'de bu oran binde 5,5'e geriledi. 2025'te ise nüfus artış hızının binde 3,4 olacağı öngörülüyor.
Nüfus Sorunu: Savaş Tehlikesinden Daha Önemli
Afyoncu, doğurganlık hızının 2,1'in altına düşmesinin, Türk milletinin geleceği için ciddi bir beka sorunu olduğunu ifade etti. "Nüfusumuzun kendini yenileyememesi gerçek bir tehdit. Eğer bu durum devam ederse Türkiye'nin nüfusu 2100 yılında 25 milyona kadar düşebilir," diyerek dikkat çekti. Ayrıca, aile yapısının korunmasının önemine de vurgu yaptı.
Acil Önlemler Alınmalı
Uzmanlar, aile kurumunu destekleyen politikaların güçlendirilmesi ve doğurganlığı teşvik edecek sosyal uygulamaların artırılması gerektiğini belirtiyor. Türkiye İstatistik Kurumu verileri de bu sorunun aciliyetini ortaya koyuyor. Eğer gerekli önlemler alınmazsa, Türkiye, yaşlı nüfus oranının artmasıyla büyük sorunlarla karşılaşabilir.