İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Seçil Erzan'a verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunu değerlendirdi. Mahkeme, ilk derece mahkemesinin birleşen dosyalara dair bilgilere yer vermediğini belirterek, bu durumun denetimi zorlaştırdığını ifade etti. Bu sebeple, istinaf başvurularını yerinde bularak, verilen kararı bozdu.
Yargılama Sürecindeki Usulsüzlükler
Daire, yargılama sürecinde bazı usul hükümlerinin uygulanmadığına dikkat çekti. Mahkeme, dosyanın yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verdi. Seçil Erzan, istinaf mahkemesinin kararının ardından İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşma, Erzan'ın cezaevinden getirilmesiyle başladı.
Erzan’ın Savunması
Duruşmada savunma yapan Seçil Erzan, geçmişteki yargılamalarda kendisine yönelik aleyhte kararlar verildiğini belirtti. Erzan, daha önceki mahkeme sürecinde savcılık beyanlarıyla diğer ifadeleri arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle yalnızca savcılık beyanlarının dikkate alındığını ifade etti. Yeterli hukuki destek alamadığını ve yönlendirmelerle ifade verdiğini belirten Erzan, o gün yaşadığı olayları anlattı.
Erzan, “O sabah telefonumu kapattım ve izinliydim. Çorlu’ya gittim. Kendimde değildim, telefonumu açamıyordum. Benden para almak isteyen, kapıma dayanan insanlar vardı. O gün annemin gözleri önünde darbedildim ve senetler verdim. Kimseye borcum yoktu ancak borçlu duruma düştüm” dedi.
Mahkeme Kararı
Mahkeme heyeti, Seçil Erzan’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma, ilerleyen bir tarihe ertelendi. Bu gelişmeler, İstanbul'daki adalet sisteminin işleyişine dair önemli bir örnek teşkil ediyor.