LGBTİ+ dernekleri, dernek yöneticileri, hak savunucuları ve aktivistlerin hedef alındığı gözaltı ve polis baskınlarına karşı ortak bir açıklama yaptı. Dernekler, 12 Eylül gecesi LGBTİ+ örgütlerinin internet siteleri ve sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirildiğini, ardından farklı şehirlerde evlere ve dernek merkezlerine polis operasyonları düzenlendiğini duyurdu.
Operasyonların Gerekçesi Eleştirildi
Adalet Bakanlığı tarafından “Ailem Güvende” adıyla duyurulan operasyonlarda LGBTİ+ örgütlerinin istismar, müstehcenlik ve uyuşturucu suçlamalarıyla anılmasına itiraz eden dernekler, bu suçlamalarla dernekler arasında somut bir bağlantı kurulamadığını ifade etti. Açıklamada, operasyonların “ailenin korunması” gerekçesiyle ilişkilendirilmesi eleştirildi. Dernekler, LGBTİ+ bireylerin ailelerin dışında yaşayan bir topluluk olmadığını, aynı zamanda ailelerin çocukları, kardeşleri ve ebeveynleri olduğunu hatırlattı.
Medyaya Doğrulama Çağrısı
LGBTİ+ dernekleri, başsavcılığın çocukların cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konusunda “yönlendirildiği” iddiasıyla ilgili olarak, hangi derneğin hangi faaliyetinin hangi suçlamayla bağlantılı olduğunun açıklanmadığını belirtti. Dernekler, medyaya da soruşturmalara ilişkin haberlerde kullanılan görüntülerin doğrulanması çağrısında bulundu. “Yayımladığınız görüntünün nerede çekildiğini doğruladınız mı?” sorusunu yönelten dernekler, haberlerde soruşturma altında olmanın suçun kanıtlanması ile karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.
Temel Haklar Vurgulandı
Açıklamada, LGBTİ+ derneklerinin diğer sivil toplum örgütleri gibi mevzuata tabi olduğu, gelir ve giderleri konusunda bildirim ve denetim yükümlülüklerinin bulunduğu hatırlatıldı. Yurt dışından alınan fonların suç sayılamayacağı belirtildi. Dernekler, kamuoyuna açık çalışmaların ve kayıtlı mali işlemlerin, yalnızca LGBTİ+ hakları için yürütüldükleri gerekçesiyle şüpheli ilan edilmesini kabul etmediklerini ifade etti.
Son olarak, LGBTİ+ örgütleri, gözaltına alınanların serbest bırakılmasını ve savunma haklarının eksiksiz sağlanmasını talep etti. Erişim engellerinin kaldırılmasını, kişisel verilerin ve özel hayatın korunmasını isteyen dernekler, insan hakları ve kadın örgütlerini, çocuk hakları savunucularını, baroları, sendikaları ve demokratik kamuoyunu operasyonlara karşı ses çıkarmaya çağırdı. LGBTİ+ olmak, dernek kurmak ve hak savunuculuğu yapmak suç değildir, diyerek örgütlenme özgürlüğünün önemine dikkat çekti.




