Kamuda yaklaşık 5.4 milyon çalışanı ilgilendiren ücret sistemi değişikliği hazırlığı, sendikaların sert tepkisini çekti. Kamu emekçileri, yeni düzenlemenin ücret adaletsizliğini gidermek yerine ayrıcalıklı gruplar yaratmasından endişe ediyor.
Sendikalar, enflasyon karşısında eriyen maaşların yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması ve düzenleme sürecinde söz sahibi olma talebinde bulunuyor. Geçtiğimiz hafta açıklanan 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda, kamu personelinin ücret sisteminin sadeleştirilmesi hedefinin yer aldığı belirtiliyor.
Yeni modelde kadrolu, sözleşmeli ve işçi statüsündeki çalışanların farklı mevzuat ve ödeme kurallarına dayanan ücret sisteminin inceleneceği ifade ediliyor. Maaşların görev ve sorumluluklara göre yeniden yapılandırılması ve sistemin sadeleştirilmesi hedefleniyor. Ancak düzenlemenin kimleri kapsayacağı ve ücretlere nasıl yansıyacağı konusunda belirsizlik sürüyor.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, asıl sorunun parçalı istihdam rejimi, güvencesiz çalışma ve ücret adaletsizliği olduğunu vurguladı. Karagöz, görev ve sorumlulukların ücret belirlenirken dikkate alınabileceğini belirterek, "Bu ölçütler, emekçiler arasında yeni hiyerarşiler yaratmanın aracı olmamalıdır" dedi.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Hüseyin Kara ise, bütçede kendilerine ayrılan paya ve iktidarın önceki uygulamalarına bakıldığında, çalışanları olumlu etkileyecek bir adım olmayacağını ifade etti. Kara, Türkiye’deki tüm ücretli ve emekli kesimin yaşam pahalılığı karşısında zor durumda olduğunu ve kayıpların her ay arttığını belirtti. Siyasi iktidarın, kamu çalışanlarının ekonomik durumlarını düzeltmek yerine sermayeden yana bir tercih yaptığını savundu.




