İstanbul Modern, yeni binasındaki ikinci koleksiyon sergisini sanatseverlerle buluşturdu. "Aynı Mavinin Altında" adlı sergi, müzenin toplamda 10. koleksiyon sergisi olma özelliği taşıyor. Sergi, Türkiye’de modern ve çağdaş sanatın 1940’lardan günümüze uzanan dönüşümünü tarihsel ve tematik karşılaşmalar üzerinden ele alıyor.
Sergi Detayları
Sergi, Dr. Nejat F. Eczacıbaşı’nın adını taşıyan yeni sergi salonunda yer alıyor ve Türkiye ile dünya genelinden 119 sanatçının 230 eserini bir araya getiriyor. İstanbul Modern’in artistik direktörü Çelenk Bafra ve küratör Deniz Pehlivaner tarafından düzenlenen sergide, 43 eser ilk kez izleyiciyle buluşuyor. Sergi, 31 Aralık 2027 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.
İlk Bölüm: Tarihsel Akış
Serginin ilk bölümü, denizden uzak kalan salon kapısından girildiğinde Türkiye’de modern ve çağdaş sanatın gelişimini kronolojik bir akışla sunuyor. Bu bölüm, 1953 yılında Türkiye’de ilk soyut sergiyi açan Adnan Çoker ve Lütfü Günay’ın eserleriyle başlıyor. Katılımcılar, özellikle Fahrünnisa Zeyd’in eserlerine yöneliyor. Zeyd’in "Bergama" adlı eseri, figüratif dönemden geometrik döneme geçişi özetleyen önemli bir çalışma olarak dikkat çekiyor.
Kadın Sanatçıların Rolü
Serginin ilerleyen bölümlerinde, 1950’lerden itibaren kadın sanatçıların eserlerine de yer veriliyor. Küratör Pehlivaner, sergide kadın sanatçıların görünürlüğünün artırıldığını ve kadın-erkek oranının neredeyse eşitlenerek yüzde 47-48 seviyesine getirildiğini belirtiyor. Ayrıca, Aliye Berger’in uzun bir aradan sonra sergilenen yağlı boya çalışması ve Yıldız Moran’ın Anadolu’daki kadınların ve çocukların görünürlüğünü artıran fotoğrafları da bu bölümde yer alıyor.
İkinci Bölüm: Tematik Seçkiler
Serginin ikinci bölümü, 2000 sonrası sanat üretimlerinden tematik başlıklar altında bir seçki sunuyor. Bu bölümde Elif Uras’ın İstanbul Modern koleksiyonuna özel olarak ürettiği eser dikkat çekiyor. "Bu Çark Zor Dönüyor" adlı eserde, kadın bedenine atıfta bulunan vazolar ve el yapımı çiniler yer alıyor. Ayrıca, Refik Anadol’un daha önce sergilenen eseri de hâlâ izleyicilerin beğenisine sunuluyor.
Küratörlerin Görüşleri
Çelenk Bafra, serginin yapısına ve küratöryel kurgusuna dair, "Sergi, kronolojik sanat tarihi anlatısını bütünüyle terk etmeden, tarihsel süreklilik ile tematik okumaları aynı kurgu içinde buluşturan bölümlerden oluşuyor" dedi. Deniz Pehlivaner ise serginin farklı dönemler ve temalar arasındaki ilişkilere dikkat çekerek, "Aynı Mavinin Altında", 1940’lardan günümüze uzanan sanat üretimlerini güncel meseleler üzerinden yeniden düşünmeye davet ediyor" şeklinde konuştu.