Gündem

İfade özgürlüğüne erişim engelleri ve tutuklamalar artıyor

Türkiye'de sosyal medya ve sanat alanında ifade özgürlüğü kısıtlanıyor. Gözaltı ve tutuklamalarla birlikte erişim engelleri gündemde.

İfade özgürlüğüne erişim engelleri ve tutuklamalar artıyor
Görsel: Cumhuriyet - Son Dakika

Son dönemde Türkiye'de ifade ve sanat özgürlüğü ile sosyal medya üzerinde uygulanan kısıtlamalar, kamuoyunun gündeminde önemli bir yer tutuyor. Gazeteciler, hak savunucuları ve LGBTİ+ örgütlerinin sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engelleri, “Ailem Güvende” operasyonları kapsamında gözaltı ve tutuklama kararları ile birlikte artış gösterdi.

Sanatçılara Yargı Süreci

Sanatçılar, şarkı sözleri ve sahne performansları nedeniyle yargı süreçleriyle karşı karşıya kalırken, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun “Millet Şahidimdir” adlı kitabının dağıtım ve satışı yasaklandı. Bu durum, ifade özgürlüğü tartışmalarını daha da derinleştiriyor.

Hukukçuların Değerlendirmeleri

Ceza Hukukçusu Erdi Yetkin, bu uygulamaların hukukun araçsallaştırılması olduğunu belirtiyor. Yetkin, LGBTİ+ bireylerin kimliklerini açıklamalarının suç olmadığını ve buna yönelik ceza uygulamalarının hukuka aykırı olduğunu vurguladı. Ayrıca, sosyal medya erişim engellerinin yalnızca sansür olarak değerlendirilmesinin eksik kalacağını ifade eden Siyasal İletişim Uzmanı Suat Özçelebi, bu durumun kamusal alanda kimin konuşabileceğini belirleme gücünü artırdığını belirtti.

Erişim Engellerinin Etkileri

Yetkin, sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerinin, bireylerin haber alma ve verme hakkını kısıtladığını ifade etti. Bu durumun, Türkiye'deki hukuki görünürlük rejimini etkilediğini ve eleştirel mesajların dolaşımını sınırladığını kaydetti. Özçelebi, bu engellemelerin, iktidarın kendi mesajını güçlendirme çabası olarak yorumlanabileceğini de sözlerine ekledi.

Hukuk Devleti ve Demokrasi Üzerine Tartışmalar

YENİ Parti Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, erişim engellerinin hukuk devleti ve demokrasi ile bağdaşmadığını belirterek, bu uygulamaların sıradanlaşmasının Türkiye için acı verici olduğunu ifade etti. Suiçmez, hukukun temel prensiplerine aykırı olan bu durumun, toplumda kaygı yarattığını ve devletin görevlerinin vatandaşın özgürlüğünü tehdit etmek değil, güvence altına almak olduğunu vurguladı.

KaynakBu haber Cumhuriyet - Son Dakika tarafından yayımlanan haberden derlenerek yeniden yazılmıştır.
Kaynağı gör

Gündem kategorisinden diğer haberler

Tümü