Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Haydarpaşa Gar Sahası'nda gerçekleştirilen restorasyon ve güçlendirme çalışmalarına dair önemli bilgileri sosyal medya hesabından duyurdu. Bakan Ersoy, tarihi yapının temellerine ilişkin kritik bulgulara ulaştıklarını ve bu bulgular doğrultusunda projeyi güncellediklerini belirtti.
Restorasyon Çalışmaları
Ersoy, Haydarpaşa Garı'nın geleceğe taşınması amacıyla uzman mühendisler tarafından hazırlanan projelerin uygulandığını ifade etti. Bu kapsamda, yapının çevresinde fore kazık ve zemin güçlendirme uygulamaları gerçekleştirildi. Yapının güvenliğini sağlamak için yapılan bu hassas uygulamalar, bilimsel analizler ve proje revizyonları nedeniyle ilk etap açılış tarihinin yeniden düzenlenmesine yol açtı.
Kazıkların Durumu
Bakan Ersoy, yapılan tarihsel araştırmalar sonucunda Haydarpaşa Garı'nın orijinal projelerine ulaşıldığını aktardı. İlk inşaat sırasında temele yerleştirilen yaklaşık bin ahşap kazıktan sadece 200'ünün yerinde olduğu, 800'ünün ise kaybolduğu tespit edildi. Bu durum, ahşap kazıkların yaklaşık yüzde 80'inin yok olduğunu gösteriyor. Ayrıca, zemin koşullarının belirlenmesi için çeşitli testler ve gözlemler yapıldı.
Geoteknik Riskler
Yapılan incelemelerde, zeminin heterojen dolgu ve sıvılaşabilir kumdan oluştuğu belirlendi. Bu zemin, suya doygun özellik taşıdığı için önemli geoteknik riskler barındırıyor. Sıvılaşma durumunda yapıda oturma ve yanal yayılma hareketleri meydana gelebileceği tespit edildi. Bu nedenle, zemin iyileştirme projeleri uzman akademik heyetler tarafından incelenerek onaylandı.
Yeni Buluntular ve Altyapı Düzenlemeleri
Haydarpaşa Arkeopark alanında mevcut kalıntıların korunması için altyapı ve ziyaretçi güzergâhlarına yönelik kazılarda yeni arkeolojik kalıntılar ortaya çıkarıldı. Altyapı ve drenaj hatlarının yeniden düzenlenmesi, yeni buluntuların korunması için gerekli ilave çalışmalar da uygulama takvimini etkiledi. Ayrıca, taşınma süreçleri nedeniyle bazı alanlarda çalışmalara geç başlanması gerektiği belirtildi. Haydarpaşa Gar Sahası'ndaki çalışmalar, koruma ve güçlendirme uygulamalarının yanı sıra yeni kültür ve sanat alanlarının oluşturulmasını da kapsıyor.




