İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, derneklere yönelik "Ailem Güvende" adı altında operasyonlar ve incelemeler başlattı. Bu süreçte, LGBT mekanları ve dernekleri hedef alındı. Soruşturmalar, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "müstehcenlik" ve "Dernekler Kanununa muhalefet" suçları çerçevesinde yürütülüyor.
Deniz Zeyrek, bu operasyonları eleştirerek, uygulamaların 12 Eylül darbesine benzer bir yaklaşım sergilediğini ifade etti. Zeyrek, LGBT topluluğuna yönelik bu tür incelemelerin, toplumda ayrımcılığa ve baskıya yol açtığını savundu.
MASAK raporlarında, bu derneklere milyonlarca dolar tutarında dış kaynak sağlandığı iddia ediliyor. Denetimlerde bazı mali belgelerin eksik olduğu ve defterlerin usulsüz tutulduğu öne sürüldü. Bu durum, derneklerin mali yapıları hakkında soru işaretleri doğurdu.
Raporda adı geçen bazı yabancı kurum ve misyonların, bu derneklere fon sağladığı belirtiliyor. Ancak bu iddiaların detayları ve hangi kurumların yer aldığı konusunda net bir bilgi verilmedi. İstanbul'daki LGBT mekanlarına yönelik yürütülen bu operasyonlar, toplumsal tartışmaları da beraberinde getiriyor.




