Borsa İstanbul'da BİST 100 endeksinin yüzde 6'dan fazla değer kaybetmesi üzerine Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 1 Ekim tarihini beklemeden toplanması gerektiğini açıkladı.
Ekonomik Kriz Vurgusu
Yapılan açıklamada, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu kronikleşen enflasyon, artan iflaslar ve büyüyen borç yükü gibi sorunların yanı sıra jeopolitik risklerin de arttığına dikkat çekildi. Eş Genel Başkanlar, bu durumun toplumda büyük bir kaos ve vurgun yarattığını ifade etti. Hatimoğulları ve Bakırhan, iktidarın acil somut adımlar atması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, "Türkiye ekonomisi tarihinin en uzun kara kışından çıkamıyor. Borçluluk rekor düzeylere ulaşırken, milyarlar kazanan bankaların oluşturduğu tablo toplumun umudunu söndürüyor" denildi. Borsa İstanbul'da yaşanan kaybın, bazı yatırım fonlarının katılımcılara ödeme yapamaması ve bazı şirketlere ilişkin olumsuz haberlerle ilişkili olduğu belirtildi.
Meclis İçin Öneriler
DEM Parti, Meclis'in olağanüstü toplanması için şu önerileri sıraladı: Akaryakıt sübvansiyonları ile üretim maliyetlerinin düşürülmesi, sermaye piyasalarında sıkı denetim, bankalara yüksek vergi getirilmesi ve yoksul kesimlerin gelirlerinin artırılması gibi önlemler. Ayrıca, şirketleri değil mağdurları koruyan tedbirlerin alınması gerektiği ifade edildi.
Piyasalardaki Dalgalanma
Borsa İstanbul'da 16 Eylül'de başlayan sert satış dalgası, BIST 100 endeksinin günü yüzde 5,54 kayıpla kapatmasına yol açtı. Bu düşüş, son aylardaki en büyük kayıplardan biri olarak kayıtlara geçti. Son dönemde bazı hisselerde görülen olağandışı fiyat hareketleri ve düzenleyici adımların ardından, piyasalarda yoğun bir satış baskısı oluştu.
Sermaye Piyasası Kurulu, bazı şirketlerde piyasa dolandırıcılığı ve manipülasyon şüphesi bulunduğunu belirterek 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Ayrıca, bazı kişi ve kurumlara işlem yasağı getirildi. Piyasalardaki dalgalanmanın, sadece soruşturma kapsamındaki hisselerle sınırlı kalmadığı, farklı sektörlerde de satışların yoğunlaştığı ifade edildi. Ekonomi yönetimi ve düzenleyici kurumlar, piyasalarda sistemik bir risk bulunmadığını savunsa da, yatırımcıların endişeleri devam ediyor.




