Kızıldeniz ve Arap Yarımadası'ndaki çatışmalar ile korsan saldırıları, küresel deniz taşımacılığında maliyet artışlarına yol açıyor. Bu bağlamda, dünyanın önde gelen denizcilik şirketlerinden MSC (Mediterranean Shipping Company), 15 Eylül 2026 tarihinden itibaren Asya'dan Doğu Akdeniz ve Karadeniz bölgelerindeki limanlara ulaşacak kargolar için iki yeni ek ücret uygulayacağını duyurdu.
Türkiye'nin Rolü
Türkiye, MSC'nin bu yeni uygulamasında önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı'ndan geçen gemiler için Türkiye'ye girişte yeni ücretler talep edilecek. Bu durum, özellikle Somali'li korsanların yeniden etkin hale gelmesi ve Husi milislerinin Babülmendep Boğazı'ndaki stratejik adaları ele geçirmesi gibi güvenlik sorunlarının etkisiyle şekilleniyor. Ayrıca, Karadeniz'deki Rusya-Ukrayna çatışmaları da ek ücretlerin belirlenmesinde rol oynadı.
MSC, Türkiye'deki 13 ana limanı belirledi. Bu limanlar arasında Aliağa, Antalya, Evyap, Gebze, Gemlik, Giresun, İskenderun, İstanbul, İzmir, Mersin, Samsun, Tekirdağ ve Trabzon yer alıyor. Bölgedeki Batum, Burgaz, Köstence, Odesa, Poti ve Varna gibi önemli limanlar da bu uygulamadan etkilenecek.
Yeni Ücret Yapısı
Yeni fiyatlandırma yapısına göre, Asya'dan belirlenen limanlara yapılan her TEU (20 ayaklık konteyner) için 55 dolarlık Korsanlık Riski Ek Ücreti alınacak. Ayrıca, TEU başına 36 dolarlık Süveyş Kanalı Ek Ücreti uygulanacak. Böylece toplam ek maliyet, TEU başına 91 dolara ulaşacak. Standart bir 40 ayaklık konteynerin iki TEU olarak hesaplandığı göz önüne alındığında, ithalatçılar konteyner başına toplamda 182 dolarlık ek ücret ödeyecek.
15 Eylül 2026'da yürürlüğe girecek olan bu uygulama, ikinci bir duyuruya kadar devam edecek. Ek ücretlerin kaynağını, Arap Yarımadası ve Kızıldeniz rotalarındaki güvenlik sorunları oluşturuyor. Yükselen korsanlık tehditleri ve güvenlik riskleri, gemi rotalarını karmaşıklaştırarak yakıt tüketimi, transit süreleri, sigorta primleri ve operasyonel giderleri artırıyor. Süveyş Kanalı-Kızıldeniz koridorunun Asya-Avrupa ticareti için kritik bir hat olması nedeniyle, bu operasyonel riskler doğrudan gemi şirketlerine yansıyor.
TEU başına 91 dolarlık ek ücret, bireysel tüketim mallarında küçük bir maliyet gibi görünse de yüksek hacimli ticarette bu tutar hızla birikiyor. Örneğin, 100 TEU'luk bir sevkiyat, temel navlun, yakıt ayarlamaları, terminal ücretleri ve karbon uyum maliyetlerinin yanı sıra yalnızca ek ücretlerde 9.100 dolarlık ilave maliyet getiriyor. Türkiye'deki Türk şirketleri için, makine, elektronik, tekstil ham maddesi ve otomotiv aksamı gibi alanlarda Asya ithalatına bağımlılık, bölgedeki kalıcı güvenlik sorunları nedeniyle toplam tedarik zinciri giderleri üzerinde sürekli bir yukarı yönlü baskı riski oluşturuyor.




