Tarım ve Orman Bakanlığı, aroma vericilerle ilgili yeni düzenlemeleri içeren Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliği'ni Resmi Gazete'de yayımlayarak yürürlüğe soktu. Bu yönetmelik, 29 Aralık 2011'de yürürlüğe giren önceki yönetmelikten sonra Avrupa Birliği (AB) mevzuatındaki değişiklikler doğrultusunda güncellenmiş bir metin olarak yeniden hazırlandı.
Yönetmelikteki Değişiklikler
Yeni düzenleme ile birlikte, AB'de güvenilirlik değerlendirmesi sonucunda listeden çıkarılan 10 aroma vericisi ve güvenlik değerlendirmesi sonucu listeye eklenen 1 aroma vericisi hakkında güncellemeler yapıldı. Ayrıca, genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar kapsamındaki aroma vericilere dair hükümler ve izne tabi olan aroma vericilerin değerlendirilmesine ilişkin yeni düzenlemeler eklendi.
Güvenilirlik konusunda şüphe oluşması durumunda, onaya tabi olmayan aroma vericiler ve aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenlerinin bilimsel risk değerlendirmesine tabi tutulabilmesi sağlandı. Bu sayede, Bakanlık, yeni bilimsel veriler ışığında risk görülen durumlarda koruyucu tedbirler alabilecek.
Tüketici Koruma Önlemleri
Yeni düzenleme, tüketici hassasiyetlerini gözetmek amacıyla AB mevzuatından farklı unsurlar da içermektedir. Aroma vericilerin alkollü içki adı veya kategorisiyle piyasaya arz edilmesi yasaklandı. Bu önlem, kaçak alkol üretiminin önlenmesine yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Ayrıca, pastanelerde meyve içermeyen pastaların üzerine püskürtülen meyve aromalarının yanıltıcı bir şekilde kullanılmasının da engellenmesi için yeni hükümlere yer verildi. Domuz ve böcek kaynaklı aroma vericilerin gıdalarda kullanılmasının yasaklanması da dikkat çeken bir diğer düzenleme oldu.
Amacın Gerçekleştirilmesi
Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte, AB aroma mevzuatındaki güncel değişikliklerin ulusal mevzuata aktarılması, aroma vericilerin değerlendirilmesine ilişkin hukuki altyapının güçlendirilmesi ve tüketici sağlığının korunması hedefleniyor. Bu kapsamda, tüketicinin yanıltılmasının önlenmesi ve tüketici menfaatlerinin daha etkin şekilde korunması amaçlanıyor.




