Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul'da düzenlenen "Türkmedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, Afrika'daki barış süreçlerinin toplum tabanlı girişimlerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Bakü'de Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile ortak basın toplantısı gerçekleştirdi.
Birleşmiş Milletler (BM), Afrika Birliği (AfB) ve diğer kuruluşların çalışmalarına dayanarak, siyasi müzakerelerin yanı sıra yerel barış girişimlerinin de önem taşıdığı belirtiliyor. Sudan, Sahel bölgesi, Somali ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti gibi örneklerde, kadınların, gençlerin ve geleneksel liderlerin barışın yeniden inşasında kritik roller üstlendiği görülüyor.
Sudan'da Nisan 2023'ten bu yana süren çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla oluşturulan "Beşli Mekanizma", 8-10 Eylül tarihlerinde Sudanlı siyasi ve sivil aktörlerle bir araya geldi. Bu görüşmelerde, siyasi sürecin yeniden canlandırılması ve kapsayıcı bir siyasi süreç oluşturulması ele alındı. BM, kapsamlı bir ateşkes sağlanması ve sürdürülebilir barış için müzakerelerin gerekliliğini vurgularken, AfB de Sudan-Sudan diyalogunun önemine dikkat çekti.
Ancak yalnızca siyasi anlaşmaların, toplumlarda var olan kırılmaları ortadan kaldırmaya yetmeyeceği ifade ediliyor. Yerinden edilme, ekonomik yıkım ve topluluklar arasındaki güvensizlik gibi sorunlar, çatışmaların uzun vadeli sonuçları arasında yer alıyor. Sudan'ın doğusundaki Kassala eyaletinde, toplum tabanlı barış girişimlerinin örnekleri görülüyor. BM'nin çalışmasına göre, bu bölgede toplumsal uzlaşı mekanizmaları, gençlerin arabuluculuk çalışmaları ve kadınların ekonomik dayanışma ağları aktif olarak faaliyet gösteriyor.
Sahel bölgesinde ise yoksulluk, işsizlik ve iklim değişikliği, topluluklar arasındaki gerilimleri artırıyor. UNDP'nin Çad Gölü Havzası ve Liptako-Gourma bölgesindeki projelerinde, kadınların, gençlerin ve geleneksel liderlerin yer aldığı Topluluk İstikrar Komiteleri önemli bir rol oynuyor. Bu komiteler, su kaynaklarına erişim ve altyapı gibi günlük yaşamı etkileyen sorunlarla ilgilenerek, bu sorunların çatışmaya dönüşmesini önlemeye çalışıyor.
Somali'de ise merkezi hükümet ile muhalif siyasi aktörler arasında mayıs ayında yapılan görüşmeler sonuçsuz kaldı. AfB ve BM, siyasi farklılıkların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini yineledi. BM Barış İnşası Fonu destekli projelerde, gençler geleneksel diyalog yöntemleriyle arazi ve su kaynakları üzerindeki anlaşmazlıkları çözmeye çalışıyor.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde ise AfB öncülüğündeki girişimler, çatışmalara siyasi çözüm bulmayı amaçlıyor. Haziran ayında KDC ile Ruanda arasında imzalanan Washington anlaşması ve Doha çerçevesi, bölgedeki çatışmalar için ortak bir siyasi yol haritası oluşturdu.
Afrika'daki bu örnekler, siyasi müzakerelerin yanı sıra toplum tabanlı girişimlerin bir arada ele alınması gerektiğini gösteriyor. Kadınların ekonomik dayanışma girişimleri, gençlerin arabuluculuk çalışmaları ve sivil toplumun barış süreçlerine katılımı, siyasi anlaşmaların toplumda karşılık bulmasına katkı sağlıyor. 15 Eylül'de kutlanan Ulusal Afrika Nezaket Günü, barışın yalnızca siyasi aktörler arasında değil, toplumların günlük yaşamında da inşa edilmesi gerektiğini hatırlatıyor.




