Elazığ'da başlayan ve Yargıtay'a kadar uzanan bir boşanma davasında, sosyal medya etkileşimleri önemli bir tartışma konusu haline geldi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının sosyal medyada bir doktor ve fenomen kişiye gönderdiği kalp emojilerini güven sarsıcı bir davranış olarak değerlendirmedi.
Yerel mahkeme, kadının sosyal medya üzerinden dikkat çekmeye çalıştığını belirterek bu durumu güven sarsıcı bir eylem olarak kabul etti. Kadın, erkeğin aşırı kıskançlıkla baskı uyguladığını, kendisine "Çirkinsin" diyerek aşağılayıcı sözler sarf ettiğini ve kadınlık gururunu incittiğini ileri sürdü. Mahkeme, bu gerekçelerle her iki tarafı eşit kusurlu bularak boşanma kararı verdi.
İstinaf Mahkemesi Değişiklik Yaptı
Kararın istinaf edilmesi üzerine dosya, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'ne gitti. İstinaf mahkemesi, kadının üç ayrı erkekle güven sarsıcı davranışlar sergilediğini belirterek, kusur oranını değiştirdi. Kadını "ağır kusurlu", erkeği ise "az kusurlu" olarak değerlendirdi. Kadın, bu kararı temyiz etmek üzere Yargıtay'a başvurdu.
Yargıtay'ın Değerlendirmesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, temyiz incelemesi sonucunda istinaf mahkemesinin kusur belirlemesini hukuka aykırı buldu ve kararı oy birliğiyle bozdu. Yargıtay, tanınmış kişilere gönderilen kalp emojilerinin sadece bir sempati ve beğeni ifadesi olduğunu, bu durumun evlilik birliğini zedeleyen bir güven sarsıcı eylem olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Ayrıca, erkeğin sunduğu ses kayıtlarının hukuka aykırı yollarla elde edildiği ve dosyadaki mesajların güven sarsıcı bir davranışı desteklemediği vurgulandı.
Gerçek Kusur Dengesinin Belirlenmesi
Yargıtay, boşanmaya yol açan olaylardaki gerçek kusur dengesini de belirledi. Erkeğin eşine karşı aşırı kıskançlıkla psikolojik baskı uygulaması, kadınlık gururunu incitici sözler söylemesi ve "Çirkinsin" demesi ağır kusur olarak değerlendirildi. Yargıtay, erkeği ağır kusurlu buldu ve dosyayı tekrar Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderdi.




