Marmara Üniversitesi öğrencisi Serra Nil Erdoğan, 7 Ağustos'ta İzmir'in Bayraklı ilçesinde staj yapacağı kuruma giderken ESHOT otobüsünün çarpması sonucu ağır yaralandı. Otobüsün çarpmasıyla metrelerce sürüklenen Erdoğan, hastaneye kaldırıldı ve tedavi sürecinin ardından İstanbul'a sevk edildi. Leğen kemiği ve omurgasında kırıklar bulunan genç kız, evde tedavi sürecine devam ediyor.
Kaza Anı ve Yaralanmalar
Kazanın detaylarını paylaşan Erdoğan, olayın sabah saatlerinde yaya geçidinden geçmeye çalışırken meydana geldiğini söyledi. Otobüsün çarpması sonucu takla atarak altına girdiğini belirten Erdoğan, leğen kemiği ve omurgasında kırıklar oluştuğunu ifade etti. İzmir Ege Üniversitesi Hastanesi'nde bir gün, ardından İzmir Şehir Hastanesi'nde 13 gün yattıktan sonra İstanbul'a sevk edildiğini aktardı.
İddialara Yanıt
Kaza anında telefonda konuştuğu iddialarını yalanlayan Erdoğan, karşıdan karşıya geçerken bir taksinin korna çaldığını ve o sırada hızlı geçmeye çalıştığını kaydetti. Otobüsün fren yapmadığını ve kendisini sürükleyerek altına aldığını belirten genç kız, kaza sonrası bilincinin açık olduğunu, ancak bacağının sıkıştığını hissettiğini dile getirdi.
Ulaşım Güvenliği ve Yetkililere Çağrı
Erdoğan, bölgedeki yol koşullarına dikkat çekerek, hız limitlerine uyulmadığını ve otobüslerin durmadan geçtiklerini ifade etti. Aynı hafta içinde aynı yolda kaza geçiren üçüncü kişi olduğunu belirten Erdoğan, ulaşım güvenliği konusunda yetkililere çağrıda bulundu. Olay sonrası ailesinin kendisine destek olamadığını ve belediyeden kimsenin ulaşmadığını belirtti.
Trafik Raporundaki Çelişkiler
Baba Ali İhsan Erdoğan, kaza raporunun hatalı düzenlendiğini ve olayın gerçeklerini yansıtmadığını ifade etti. Kızının karşıdan karşıya geçerken yaya geçidinde olduğunu, ancak raporda durumun yanlış yansıtıldığını belirtti. Olayın gerçekleştiği yerin yaya geçidi olmasına rağmen, raporda bunun aksine bir tutum sergilendiğini vurguladı.
Erdoğan, kazanın tekrarlanmaması için yetkililerin gerekli önlemleri alması gerektiğini dile getirerek, başka insanların canının yanmaması için seslerini duyurmak istediklerini belirtti.




