Rusya'da bu hafta sonu yapılacak parlamento seçimleri, Ukrayna savaşı ve Doğu Avrupa'daki gelişmeler açısından kritik bir öneme sahip. 2022'deki Ukrayna'ya yönelik taarruzdan bu yana gerçekleştirilecek ilk seçim olması, bu durumu daha da önemli kılıyor. Seçimlerin, Rus yönetiminin savaş politikalarına toplumdan ne kadar destek bulduğunu gösteren bir referandum niteliğinde olduğu ifade ediliyor. Bu bağlamda, Ukrayna savaşına karşı çıkan Yabloko Partisi'nin seçime katılmasına yargı engeli getirilmesi dikkat çekiyor. Bu durum, Rusya'daki muhalefetin baskı altında olduğunu gösteriyor.
Seçimlerin Önemi
Seçimlerin iki önemli boyutu bulunuyor. Birincisi, Rusya'nın Ukrayna'da ele geçirdiği bölgelerde yaşayan halkın da oy kullanacak olması. Bu durum, Ukrayna tarafından işgali meşrulaştırma girişimi olarak değerlendiriliyor. İkincisi ise, seçimlerin ardından Rusya'nın yeni bir seferberlik ilan ederek, Ukrayna sınırına yüz binlerce asker sevk edebileceği yönündeki iddialar. Bu nedenle, Ukrayna'da gergin bir bekleyiş söz konusu.
Uluslararası Gelişmeler
Rusya-Ukrayna savaşı, geçtiğimiz günlerde Hindistan'da gerçekleştirilen BRICS zirvesinde de gündeme geldi. Zirvede, Hindistan ve Çin liderleri, savaşı durdurma konusunda arabulucu olabileceklerini ifade ettiler. Ancak, zirvenin bildirgesinde Ukrayna kelimesinin geçmemesi, bu konuda somut bir adım atılmadığını gösteriyor.
Batı Ülkeleriyle Gerilim
ABD'nin Rusya'ya yönelik tutumu ile İngiltere ve Almanya'nın yaklaşımı arasında belirgin bir fark bulunuyor. Almanya ve İngiltere, Ukrayna savaşını Rusya'yı yıpratmak için bir fırsat olarak değerlendiriyor. Son dönemde Almanya ile Rusya arasındaki gerilim artarken, Putin, bu ülkelerin Ukrayna'ya asker göndermesi durumunda bu askerlerin Rusya'nın meşru hedefi olacağını belirtti. Ayrıca, Ukrayna'da Avrupalı siyasetçilerin bulunduğu bir tren istasyonunun Rus İHA'ları tarafından vurulması, gerilimi daha da artırdı.
Gelecek Öngörüleri
Her ne kadar Rusya'nın, gelecek yıl yapılacak Fransa ve Almanya'daki seçimler öncesinde bu ülkelerle açık bir çatışmaya girmesi olası görünmese de, Doğu Avrupa'da önümüzdeki kış ve yıl boyunca çalkantılı bir dönem yaşanması bekleniyor. Bu durum, bölgedeki siyasi ve askeri dengeleri etkileyebilir.




