Kültür-Sanat

Nobel Ödüllerinde Kadın Temsili Yüzde 4'te Kaldı

Nobel ödüllerinin 125 yıllık tarihindeki cinsiyet dengesizliği dikkat çekiyor. 769 ödülden sadece 30'u kadınlara verildi.

Nobel Ödüllerinde Kadın Temsili Yüzde 4'te Kaldı
Görsel: Cumhuriyet - Son Dakika

Nobel ödüllerinde cinsiyet eşitsizliği, 1895'te Alfred Nobel'in vasiyetinde belirttiği "İnsanlığa en büyük faydayı sağlayan kişilere..." ifadesine rağmen devam ediyor. Bu ödüllerin verildiği ilk günden itibaren kadınlar, özellikle tıp, fizik, kimya ve ekonomi gibi bilim alanlarında büyük bir azınlık olarak kalmaya devam ediyor.

1901 ile 2026 yılları arasında tıp, fizik, kimya ve ekonomi alanlarında toplam 769 ödül verilirken, bu ödüllerden yalnızca 30'u kadınlara layık görüldü. Bu da toplam ödül sayısının yalnızca yüzde 3,9'unu oluşturuyor. Bu yıl ekonomi Nobel ödülünün açıklanmasıyla birlikte, dört bilimsel alandaki tüm ödüllerin erkeklere verildiği kesinleşmiş oldu.

İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi ve Karolinska Enstitüsü Nobel Meclisi, bu cinsiyet dengesizliği nedeniyle eleştirilerin hedefi olmaya devam ediyor. 2018 yılında aday belirleme sürecinde değişiklikler yaparak, fizik alanında Donna Strickland ve kimya alanında Frances H. Arnold gibi kadınları ödüle layık görmüşlerdi. Ancak geçmişte 50 yılı aşkın bir süre boyunca fizik ödülünü kazanan kadın olmaması durumu, bu alandaki cinsiyet eşitsizliğini gözler önüne seriyor.

Eski İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi genel sekreteri Göran Hansson, 2021 yılında kadınların yüzlerce yıldır ayrımcılığa uğradığını kabul etti. Ancak, aday gösterilmemiş birine ödül veremeyeceklerini belirterek, komitenin aday belirleyen kişilerini daha açık fikirli olmaya teşvik ettiklerini ifade etti. Nobel ödüllerinin, modern bilimin gelişimiyle ilgili çağ dışı bir bakış açısını sürdürdüğü ve sınıf ile ırk temelli önyargılar barındırdığı eleştirileri de gündeme geliyor.

Nobel ödüllerinde kadın temsili, "Matilda etkisi" olarak adlandırılan bir fenomenle de ilişkilendiriliyor. Bu etki, kadınların bilim alanındaki buluşlarının görmezden gelinmesi veya erkek meslektaşlarına mal edilmesi anlamına geliyor. UNESCO verilerine göre, dünya genelinde STEM alanından mezun olanların yalnızca yüzde 35'i kadın. Ancak bu oran, akademik kariyer ve liderlik pozisyonlarına geçişte düşerek, Nobel gibi ödüllere giden yolu daraltıyor.

Kopenhag Üniversitesi'nden fizikçi Liselotte Jauffred, istatistiklerin ciddi bir sorunu ortaya koyduğunu belirtirken, Cambridge Üniversitesi fahri profesörü Athene Donald, bu eşitsizliğin toplumsal düzeyde, özellikle erken yaşlarda yapılacak müdahalelerle çözülebileceğini vurguladı. Nanoteknoloji uzmanı Amal Kasry ise sorunun sadece ödül aşamasıyla sınırlı olmadığını, araştırma yapma, fonlara ve mentorluğa erişim gibi fırsatların da sorgulanması gerektiğini savunuyor.

KaynakBu haber Cumhuriyet - Son Dakika tarafından yayımlanan haberden derlenerek yeniden yazılmıştır.
Kaynağı gör

Kültür-Sanat kategorisinden diğer haberler

Tümü