Etiyopya hükümeti, Tigray bölgesinde federal hükümetin denetiminde 6 ay görev yapacak geçici bir yönetim kurduğunu duyurdu. Bu yönetim, kamu hizmetlerini yeniden tesis etmeyi, yerinden edilenlerin geri dönüşünü sağlamayı ve seçimler için gerekli koşulları oluşturmayı hedefliyor.
Son çatışmaların isyancı Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'nin (TPLF) yenilgisiyle sonuçlandığını belirten hükümet, bu durumu destekleyen çeşitli veriler sunuyor. Silahlı Çatışma Konum ve Olay Verileri (ACLED) tarafından yapılan güncellemeye göre, Etiyopya ordusu, Eritre sınırındaki Mereb Nehri'ne yaklaşık 7 kilometre mesafedeki Rama kasabasında kontrol sağladı. Ayrıca, federal güçler ve Tigray Barış Gücü'nün Aksum kentine de girdiği bildirildi.
ACLED, 9 Ekim'de federal güçlerin Şire kenti ile Atsibi, Freweyni ve Idaga Hamus kasabalarında kontrol sağladığını kaydetti. 10 Ekim'de Adigrat, 11 Ekim'de ise Adwa kentlerinde de benzer bir kontrol sağlandı. 12 Ekim'de Fatsi ve Eritre sınırındaki Zalambessa kasabalarının el değiştirmesiyle Tigray güçlerinin Debre Damo çevresine ve Irob ilçesi yönüne çekildiği belirtildi. Bu süreçte, Adigrat'tan Fatsi ve Zalambessa yönüne tank ve ağır silah sevkiyatı yapıldığı da kaydedildi.
Eritre askerlerinin 12 Ekim'de Zalambessa üzerinden ülkelerine çekildiği ve bu bölgede herhangi bir tarafın kontrol sağlamadığı ifade edildi. Tigray Barış Gücü Sözcüsü Solomon Hailemariam, Eritre askerlerinin ağır kayıplar verdiğini iddia etse de bu açıklama Eritre hükümeti tarafından yalanlandı. Tigray Savunma Güçleri ise, Tigray'ın orta kesimlerinde karşı saldırıya geçtiğini ve bazı bölgeleri yeniden ele geçirdiğini öne sürdü.
Hükümet karşıtı Amhara Fano Ulusal Hareketi, Etiyopya'nın Amhara bölgesindeki bazı yerleşimleri ele geçirdiğini bildirdi. Bu durum, bölgedeki sivil kayıplar ve çatışmalar hakkında endişeleri artırmaktadır. Tigray güçleri ile Fano'nun ele geçirdiği bölgelerle ilgili iddialar ise bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanamamıştır. Eylülde başlayan çatışmaların ardından Etiyopya, Eritre'yi topraklarına asker göndermekle suçlarken, Eritre ise egemenliğinin tehdit edildiğini savunuyor.




