Marmara Denizi'nde meydana gelen sarsıntıların ardından, bölgedeki fay hatlarıyla ilgili tartışmalar yeniden gündeme geldi. Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Çınarcık Çukuru'ndaki gerilmelere dikkat çekerek, bölgenin iki farklı yönden baskı altında olduğunu belirtti.
Tektonik Hareketlilik Üzerine Değerlendirme
Prof. Dr. Bektaş, Çınarcık Çukuru'ndaki tektonik hareketliliği 1999 İzmit ve 2025 Silivri depremleri üzerinden değerlendirdi. 1999 yılında meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki İzmit depremi, bölgeye doğudan batıya doğru gerilme aktarırken, 2025'teki 6,2 büyüklüğündeki Silivri depremi ise batıdan doğuya doğru bir etki yarattı. Bu durumu iki yönlü stres transferi olarak tanımlayan Bektaş, Çınarcık Çukuru'nun adeta bir mengene gibi sıkıştığını ifade etti.
Faylardaki Mikro Kırılmalar
Bektaş, Çınarcık Çukuru'nu sınırlayan Adalar ve Çınarcık faylarındaki mikro kırılmalara da dikkat çekti. Mikro-sismisite olarak tanımlanan küçük ölçekli sismik hareketliliğin, faylardaki kilitlenme noktalarının zorlandığını gösterdiğini belirtti. Bu durum, daha büyük bir depremin olasılığı açısından önemli bir değerlendirme olarak öne çıktı.
Büyük Deprem Uyarısı
Çınarcık Çukuru'nun iki ucundan gerilme altında kalmasının sonuçlarına dikkat çeken Bektaş, faylardaki mikro kırılmaların ardından daha büyük bir depremin meydana gelebileceğini ifade etti. Bektaş, yaptığı paylaşımda, "Çınarcık Çukuru'nun iki ucunun bir mengene gibi sıkışması sonucu Çınarcık Çukuru'nu sınırlayan Adalar ve Çınarcık faylarındaki mikro kırılmalar, kilitlenme noktalarının zorlandığını ve arkadan daha büyük bir depremin gelebileceğini gösterebilir" dedi.
Uzmanın bu değerlendirmesi, Marmara'daki fayların davranışına ilişkin önemli bir yorum niteliği taşıyor. Ancak mikro kırılmaların, tek başına büyük bir depremin kesin olarak gerçekleşeceğini veya ne zaman meydana geleceğini göstermediği de vurgulandı.




