Lübnan'da uzmanlar, ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden tırmanması ve olası bir savaşın Lübnan üzerindeki etkilerini tartışıyor. Son günlerde diplomatik temasların sonuç vermemesi, bölgedeki gerginliği artırıyor. Hizbullah'ın 2 Mart'ta İsrail'e roket fırlatması, bu gerilimin bir yansıması olarak kaydedildi. Bu olayın ardından İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılar düzenleyerek birçok beldeyi işgal etti.
Lübnan Yönetiminin Endişeleri
Lübnan yönetimi, bölgesel çatışmalara sürüklenmemek için çaba gösteriyor. Başbakan Nevvaf Selam, ülkenin başka ülkelerin çıkarları doğrultusunda yeni bir savaşa çekilmemesi gerektiğini vurguladı. Lübnanlı analistler, Hizbullah'ın İran'a destek amacıyla savaşa katılıp katılmayacağını, çatışmanın niteliğine bağlı olarak değerlendiriyor. Sınırlı bir çatışma durumunda Hizbullah'ın savaşa katılmayabileceği, ancak çatışmalar derinleşirse İran ile eş zamanlı olarak savaşa girebileceği öngörülüyor.
Hizbullah'ın Stratejisi
Hizbullah'ın, Lübnan hükümetine baskı yaparak devletin kararlarını etkilemeye çalıştığı düşünülüyor. Analistler, Hizbullah'ın Lübnan'ı İran-ABD görüşmelerinde bir pazarlık unsuru haline getirmek istediğini belirtiyor. Ayrıca, ABD ve İsrail seçimlerinin ardından yaşanacak gelişmelerin müzakerelerin seyrini etkileyeceği ifade ediliyor. Uzmanlar, Hizbullah'ın savaş öncesinde Lübnan devletine savaşa katılmayacağına dair güvence vermesine rağmen, İsrail'e roket fırlatmasının olası bir savaşta karşılık verebileceğini gösterdiğini düşünüyor.
Yeniden İmar ve Diplomasi
Lübnan Başbakanı Selam, geçmişteki savaşların maliyetinin 27 milyar doları aşabileceğini belirterek, yeniden imar konusunun Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına bağlı olduğunu ifade etti. Lübnan devletinin insani ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığına dikkat çekilirken, diplomatik müzakerelerin askıda olduğu ve askeri düzeyde toplantılarla yetinildiği kaydediliyor. Uzmanlar, müzakerelerin yeniden başlaması ve diplomasiye dönülmesi gerektiğini vurguluyor.
Sonuç olarak, Lübnan'daki uzmanlar, ABD ile İran arasındaki gerilimin artması durumunda, Hizbullah'ın tutumunun ve Lübnan'ın geleceğinin belirsizliğini koruduğunu ifade ediyor. Diplomasiye dönüşün, savaşın önlenmesi için kritik öneme sahip olduğu düşünülüyor.




