Küresel borçlar, 2026'nın ilk yarısında 365,5 trilyon dolara ulaşarak 10 trilyon dolardan fazla bir artış gösterdi. Bu durum, artan faiz oranları, borç servis maliyetleri ve yükselen enerji fiyatları gibi etkenlerin etkisiyle gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde kaydedilen 21 trilyon dolarlık artışın yarısından az bir artış yaşandı.
Borç Dağılımı
Küresel borç artışında kamu ve finansal olmayan şirket borçları önemli bir yer tutuyor. Bu iki sektörün borçları yeni rekor seviyelere ulaşırken, hanehalkı borçları da 65,7 trilyon dolara, finansal olmayan şirket borçları 105,1 trilyon dolara, kamu borçları 110,5 trilyon dolara ve finansal sektör borçları 84,3 trilyon dolara yükseldi. Gelişmekte olan piyasaların toplam borcu ise 110,6 trilyon dolara ulaştı ve bu artışta Çin'in öncülüğü dikkat çekiyor.
Gelişmiş Piyasalar ve Mali Baskılar
Gelişmiş piyasaların toplam borcu aynı dönemde 255 trilyon dolara çıktı. Ancak bu ülkelerde borç birikiminin yavaşladığı gözlemleniyor. ABD, Fransa, İngiltere ve Japonya gibi ülkeler büyük bütçe açıkları ve artan faiz giderleri ile karşı karşıya. Küresel borcun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYH) oranı yaklaşık yüzde 310 seviyesinde bulunuyor.
Türkiye'deki Durum
Türkiye'de de borçların GSYH'ye oranları dikkat çekiyor. Bu yılın ikinci çeyreğinde hanehalkına ait borç oranı yüzde 10,6'ya yükselirken, finansal olmayan şirket borçlarının oranı yüzde 38,4'e geriledi. Kamu borcunun oranı ise yüzde 25,1 oldu. G7 ülkelerinde ise kamunun borçlanma maliyetleri 2008 ortasından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı ve yıllık faiz giderleri yaklaşık yüzde 85 arttı.




