Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, fon krizine, 2027 yılı bütçe teklifine, İstanbul'daki sel felaketine ve Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31'e dair önemli açıklamalarda bulundu.
Fon Krizi Üzerine Eleştiriler
Koçyiğit, fon krizinin sorumluluğunun yalnızca bir kişiyle sınırlı tutulamayacağını belirterek, "Ortada bir cinayet var ama biz katili bilmiyoruz. Böyle bir şey olabilir mi? Fon vurgununun müsebbibi AKP iktidarının kendisidir" dedi. İktidarın liyakatsiz atamaları ve yandaşları üzerinden bu sorunların yaşandığını ifade eden Koçyiğit, mağdurların devletten ana paralarının iadesini ve zararlarının giderilmesini talep etti.
Koçyiğit, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) yetkilerinin artırılmasına yönelik eleştirilerde bulunarak, mevcut yönetimlerin görevdeyken yetki artışına gidilmesini eleştirdi. Bu durumun, mağdurların haklarını ikinci kez görmezden gelmek anlamına geldiğini vurguladı.
Bütçe Teklifine Tepki
2027 yılı bütçe teklifini de değerlendiren Koçyiğit, bütçede faiz ve savunma harcamalarının arttığını, emekçilerin ise vergi yükü altında bırakıldığını söyledi. Bütçenin sermayenin ve zenginlerin çıkarlarını gözettiğini ifade eden Koçyiğit, "Her 100 liranın 17 lirası faize gidiyor. Bu kaynak, yoksullara ve ihtiyaç sahiplerine ayrılabilir" dedi.
Savunma sanayisine ayrılan payın artırılmasını eleştiren Koçyiğit, barış süreci ile bütçe tercihleri arasında uyum olması gerektiğini belirtti. Barışın konuşulduğu bir dönemde, güvenlikçi politikaların bütçede yer almasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
İstanbul'daki Sel Felaketi
İstanbul'daki sel felaketine de değinen Koçyiğit, altı kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, özellikle yoksul mahallelerde hasarın daha ağır olduğunu belirtti. Selin etkilerinin, sınıfsal eşitsizliklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Koçyiğit, doğanın rant uğruna tahrip edilmesinin sorumlu olduğunu söyledi.
Koçyiğit, "Kriz gökyüzünde başlamıyor. Kriz, o gökyüzünden yağan yağmur yere değdiğinde akacak dere yatağı bulamadığında başlıyor" diyerek, yapılaşmanın ve rant anlayışının doğaya zarar verdiğini ifade etti.
COP31 ve Doğa Tahribatı
Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapacak olmasına da dikkat çeken Koçyiğit, kentlerin betonlaşmasına ve doğanın tahrip edilmesine vurgu yaptı. "Bu anlayışla COP31'de ne anlatmayı düşünüyorsunuz?" diyerek, mevcut durumun sürdürülemez olduğunu belirtti. Koçyiğit, doğanın ve insan yaşamının önemsenmediği bir ortamda, COP31'in anlamının sorgulanması gerektiğini ifade etti.




