İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, İstanbul'daki hava kirliliğinin ekim ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,3 oranında arttığını ortaya koydu. İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros'un liderliğindeki çalışma, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonlarından elde edilen verileri inceledi.
Partikül Madde Ölçümleri
Araştırma kapsamında, İstanbul'daki 26 hava kalitesi ölçüm istasyonunda kaydedilen PM10 konsantrasyonu, metreküp başına ortalama 35,2 mikrogram olarak belirlendi. Geçen yılın aynı ayında bu değer ortalama 31,9 mikrogram olarak ölçülmüştü. Ekim ayında PM10 konsantrasyonunun en yüksek olduğu istasyon Sultangazi 3, en düşük olduğu istasyon ise Üsküdar 1 olarak kaydedildi.
Hava Kirliliğinin Nedenleri
Prof. Dr. Toros, hava kirliliğindeki artışın başlıca nedeninin meteorolojik değişkenler olduğunu belirtti. Bu yılın eylül ayında, geçen yıla göre yüzde 50 daha fazla yağış olmasına rağmen, hava kalitesinin düştüğünü ifade etti. Yüksek basınç dönemlerinde hava hareketlerinin azalmasının kirliliği artırdığına dikkat çekti. İstanbul'daki hava kirliliğinin büyük ölçüde araçlardan kaynaklandığını vurgulayan Toros, trafiğe kayıtlı araç sayısının 6 milyonun üzerinde olduğunu belirtti.
Uzun Vadeli Çözümler Gerekiyor
Hava kirliliğinin insan sağlığı ve ekosistem açısından ciddi tehditler oluşturduğunu dile getiren Toros, toplumun ortak çözümler geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Ekim ayındaki PM10 değerlerinin, Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği sınırların iki katından fazla olduğunu belirten Toros, hava kirliliği ile mücadelenin uzun vadeli çalışmalar gerektirdiğini vurguladı. Türkiye'nin 2053 karbon sıfır hedefinin bu bağlamda önemli bir adım olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Toros, hava kirliliğinin iklim değişikliği ile ilişkili olduğunu ve bu durumun taşkınlar, kuraklık gibi sorunlara yol açtığını belirtti. Hava kirliliğinin okullarda, iş yerlerinde ve evlerde gündem maddesi olması gerektiğini vurguladı. Her bireyin, kendi çevresini temiz tutarak ve kirletici yakıtlar kullanmayarak bu sorunun çözümüne katkı sağlayabileceğini ifade etti.




