İstanbul Barosu, çocukları, gençleri ve aile kurumunu korumaya yönelik olarak gerçekleştirilen "Ailem Güvende" operasyonlarına karşı LGBTİ+ haklarını savundu. Bu operasyonlar, İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıkları'nın koordinasyonunda, Emniyet ve Jandarma teşkilatları tarafından beş ilde başlatıldı. Operasyonlar kapsamında toplam 15 ili kapsayan çalışmalarda 162 şüpheli, dokuz dernek ve 13 işletmeye yönelik adli işlemler yapıldı.
LGBTİ+ Hakları Savunuluyor
İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi, LGBTİ+ Hakları Alt Çalışma Grubu tarafından yapılan açıklamada, "Ailem Güvende" operasyonlarının LGBTİ+ dernekleri, aktivistler ve hak savunucularını hedef aldığını belirtti. Açıklamada, "LGBTİ+ olmak suç değildir" ifadesine yer verilerek, LGBTİ+ haklarını savunmanın suç olmadığının altı çizildi.
Operasyonların İçeriği
"Ailem Güvende" adı altında yürütülen operasyonlarda, farklı illerde çeşitli adreslerde arama ve gözaltı işlemleri gerçekleştirildi. Soruşturmalar kapsamında fuhşa aracılık, müstehcenlik ve uyuşturucu gibi suçlarla ilgili adli işlemler yapıldığı bildirildi. Bu süreçte bazı dernek ve işletmeler de soruşturma kapsamına alındı.
Erişim Engelleri ve Baskınlar
İstanbul Barosu, 12 Eylül günü çok sayıda LGBTİ+ derneği ve aktivistin sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildiğini, ardından dernek ofislerine ve aktivistlerin evlerine baskınlar düzenlendiğini belirtti. Açıklamada, bu tür müdahalelerin, LGBTİ+ hareketinin iletişim, örgütlenme ve hak savunuculuğunu hedef alan bir bütünlük taşıdığı ifade edildi.
Baro, LGBTİ+ derneklerinin yıllardır ayrımcılık, şiddet ve hak ihlallerine karşı mücadele ettiğini vurgulayarak, Anayasa'nın güvence altına aldığı ifade ve örgütlenme özgürlüklerine dikkat çekti. Ayrıca, bu tür faaliyetlerin "aile", "genel ahlak" veya "çocukların korunması" gibi belirsiz gerekçelerle kriminalize edilmesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını savundu.




