ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ham petrol ve diğer sıvıların miktarı, 2025'in son çeyreğinde günlük ortalama 21,6 milyon varilden bu yılın ikinci çeyreğinde 4,9 milyon varile düştü. Bu dönemde Hürmüz'deki petrol akışı yaklaşık yüzde 77 azaldı. Suudi Arabistan'ın petrolünü Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı'na ulaştıran Doğu-Batı hattının alternatif ihracat güzergahı olarak önemi arttı. Ancak hattın 10 Eylül'deki saldırılar sonrasında tedbiren kapatılması, ülkenin petrolünü uluslararası piyasalara ulaştırabileceği çıkış rotaları üzerindeki baskıyı artırdı.
Yanbu Limanı'nın Önemi
Doğu-Batı hattı üzerinden Yanbu'ya ulaştırılan Suudi petrolü, buradan çeşitli pazarlara sevk edilebiliyor. Kuzey yönündeki tankerler, Süveyş Kanalı ve Mısır'daki SUMED Boru Hattı aracılığıyla Akdeniz ve Avrupa pazarlarına ulaşırken, Asya'ya yönelik sevkiyatlar için Babulmendeb Boğazı kritik bir rol oynuyor. EIA verilerine göre, Babulmendeb'den geçen ham petrol ve diğer sıvıların miktarı, 2025'in son çeyreğinde günlük 5,4 milyon varil seviyesindeyken, yılın ikinci çeyreğinde bu miktar 8,1 milyon varile yükseldi.
Doğu-Batı Hattının Kapalı Olması
Süveyş Kanalı ve SUMED Boru Hattı üzerinden taşınan petrol miktarı ise yılın ikinci çeyreğinde günlük 5,8 milyon varil olarak kaydedildi. EIA, Babulmendeb'deki artışın Suudi petrolünün Hürmüz'den Doğu-Batı Boru Hattı üzerinden Yanbu'ya yönlendirilmesinin etkisiyle gerçekleştiğini belirtiyor. Ancak Doğu-Batı hattının kapatılması, Suudi Arabistan'ın doğusundaki petrolün Yanbu'ya taşınmasını sınırlıyor. Bu durumda, Suudi petrolünün uluslararası piyasalara ulaştırılmasında Körfez'deki ana ihracat terminallerinin kullanılması ve mümkün olduğunca Hürmüz Boğazı üzerinden geçiş yapılması ön plana çıkıyor.
Uzun Vadeli Etkiler
Eski OPEC ülke temsilcisi ve enerji ekonomisti Afshin Javan, Suudi Arabistan'ın petrolde operasyonel esnekliğe sahip olduğunu, ancak mevcut koşullarda temel kısıtın giderek üretim kapasitesinden lojistik kapasitesine kaydığını ifade etti. Doğu-Batı Boru Hattı'nın günlük yaklaşık 7 milyon varil taşıma kapasitesine sahip olduğunu belirten Javan, bunun yaklaşık 2 milyon varillik bölümünün batı kıyısındaki rafinerilerde ve elektrik üretiminde kullanıldığını, teorik olarak ihracata sunulabilecek yaklaşık 5 milyon varillik kapasite bulunduğunu aktardı. Javan, Hürmüz'den kısmi geçişlerin devam etmesi ve Petroline boru hattındaki kesintinin kısa sürmesi halinde fiili etkinin sınırlı olacağını kaydetti.
Hürmüz'deki kısıtlamaların sürmesi ve hattın uzun süre devre dışı kalması durumunda Suudi petrol ihracatında günlük 3-4 milyon varillik kesinti yaşanabileceği öngörülüyor. Javan, Suudi Arabistan'ın Asya, Akdeniz ve Kuzeybatı Avrupa'daki stoklarının kısa vadede müşteri teslimatlarını destekleyebileceğini, ancak bu durumun büyük bir ihracat koridorunun kalıcı ikamesi olamayacağını vurguladı. Uzun süreli ve birkaç milyon varillik kesintinin petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskıyı artırabileceği belirtiliyor.




