Güngören'de 14 Ocak'ta meydana gelen bir olayda, 14 yaşındaki E.Ç., iki grup genç arasında yaşanan bir tartışma sonucu 16 yaşındaki Atlas Çağlayan'ı bıçaklayarak öldürdü. E.Ç. tutuklanarak yargılandı ve Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi, E.Ç.'ye ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan 14 yıl 9 ay, ‘silahlı tehdit’ suçundan 3 yıl 9 ay ve ‘6136 sayılı Kanun’a muhalefet’ suçundan 4 ay 15 gün olmak üzere toplamda 18 yıl 10 ay hapis cezası verdi.
Cezanın Detayları
Mahkeme, E.Ç.'ye verilen cezada herhangi bir takdiri indirim uygulanmadığını belirtti. E.Ç.'nin cezaevinde geçireceği süre ise 11 yıl 10 ay 22 gün olarak hesaplandı. Bu sürenin 7 yılının açık cezaevinde, 4 yıl 10 ay 22 gününün ise kapalı cezaevinde geçeceği öngörülüyor. Ancak, eğer yeni yasadan ceza alsaydı, toplamda 31 yıl 10 ay hapis cezası ile karşılaşabilirdi.
Yeni Yasa ve Etkileri
Atlas Çağlayan'ın annesi Gülhan Ünlü’nün avukatı, mevcut cezanın eski yasaya göre belirlendiğini ve yeni yasaların geriye dönük olarak uygulanmadığını ifade etti. Yeni yasa, 15-18 yaş aralığındaki suçluların daha ağır cezalara çarptırılmasına olanak tanırken, E.Ç. artık bu yaş aralığına girdiği için infazı kapalı cezaevinde yapılacak. Yeni düzenlemeye göre, sadece kasti suçlardan 3 yıl ve altı ceza alanların Çocuk Eğitim Evi’ne gönderilmesi mümkün.
Hukukçuların Görüşleri
Deneyimli hukukçular, E.Ç.'ye verilen cezanın, yeni yasalarla kıyaslandığında oldukça hafif kaldığını belirtiyor. Avukat Mehtap Yılmaz, yeni yasaların yürürlüğe girmesiyle birlikte, E.Ç.'nin daha ağır bir ceza alabileceğini vurguladı. Ayrıca, avukat Ersan Barkın da, yeni yasaların 12-15 yaş aralığındaki sanıkların daha ağır cezalara çarptırılmasına olanak sağladığını ifade etti. Bu durum, sanığın cinayet suçundan 27 yıla kadar hapis cezası alabileceği anlamına geliyor.
Atlas Çağlayan davası, Türkiye'de çocuk suçlulara yönelik ceza sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, mevcut yasaların yeterli olmadığını ve çocukların suç işleme eğilimlerini azaltmak için daha etkili tedbirlerin alınması gerektiğini savunuyor.




