Ertuğrul Fırkateyni'nin Japonya seferi sırasında yaşanan kaza, Türk-Japon ilişkilerinin miladı olarak kabul ediliyor. Fırkateyn, 16 Eylül 1890 tarihinde Kuşimoto açıklarında tayfuna yakalanarak battı. O günden bu yana, bu olay iki ülke arasındaki dostluk ve işbirliğinin sembolü haline geldi.
Tarihi Seferin Başlangıcı
Ertuğrul Fırkateyni, 1889 yılında İstanbul'dan yola çıkarak Japonya'ya giden ilk diplomatik heyeti taşıyordu. 609 kişilik mürettebatıyla birlikte, fırkateyn sırasıyla Süveyş, Aden, Bombay, Kolombo, Singapur, Hong Kong, Fukuşu, Nagazaki ve Kobe gibi limanları ziyaret ettikten sonra Yokohama'ya ulaştı. Osman Paşa liderliğindeki Osmanlı heyeti, Japon İmparatoru Meiji ile önemli görüşmeler gerçekleştirdi.
Kazanın Detayları ve Sonuçları
Fırkateyn, Japonya'ya dönüş yolunda, eylül tayfunlarına yakalandı. Kazanın ardından sadece 69 denizcinin kurtulması, olayın acı boyutunu gözler önüne seriyor. 500'den fazla Osmanlı subayı bu trajik olayda yaşamını yitirdi. Bu kayıplar, Türk-Japon ilişkilerinin temel taşlarından biri olarak anılmaya devam ediyor.
Anma Törenleri ve Miras
Kuşimoto'da kazanın yaşandığı yere 1891 yılında bir anıt dikildi. Türkiye, 1937'de bu anıtı restore etti ve her yıl anma törenleri düzenleniyor. Ayrıca, 1974 yılında inşa edilen Türk Müzesi'nde Ertuğrul Fırkateyni'nin maketi ve gemideki askerlerin fotoğrafları sergileniyor. Bu anıtlar ve müze, iki ülke arasındaki tarihi bağı genç nesillere aktarmak için önemli birer kaynak niteliği taşıyor.
Dündar'ın Değerlendirmeleri
Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ali Merthan Dündar, Ertuğrul Fırkateyni'nin Türk-Japon ilişkilerindeki önemine dikkat çekti. Dündar, bu olayın, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin gelişiminde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Genç kuşakların bu olay hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığını ifade eden Dündar, Kuşimoto'daki anıtların ve düzenlenen törenlerin, bu tarihi olayın unutulmamasına katkı sağladığını vurguladı.




