İstanbul Büyükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesi, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemindeki makam aracıyla ilgili davanın ilk duruşmasını Silivri'de gerçekleştirdi. Duruşmada, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve YENİ Parti Beylikdüzü İlçe Başkanı Mülayim Demirtaş da sanık olarak yer aldı.
Duruşmanın başında kimlik tespiti yapıldıktan sonra iddianamenin özeti okundu. İmamoğlu, duruşmaya katılmadan önce İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başka bir davada da yer aldı. Duruşmayı, YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve çok sayıda vatandaş izledi. Salondaki yoğunluk nedeniyle jandarma girişleri kapatıldı.
İmamoğlu, duruşmada yaptığı savunmada, 9 Mart 2026'dan bu yana 100'üncü kez mahkemeye çıktığını belirtti. Davayı, kendisine yönelen yargı süreçlerinin siyasi bir parçası olarak değerlendirdi. Yargının siyasetten bağımsız olması gerektiğini savunan İmamoğlu, "Bana yönelik yürütülen yargı saldırısının sebebi olarak doğmuş siyasi davalardan bir tanesindesiniz ne yazık ki" ifadelerini kullandı.
Makam aracı davasının, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde belediyenin kiraladığı aracın maliyetinin yüksek bulunması nedeniyle başladığını anlatan İmamoğlu, kendi aracını kullanarak kamu harcamalarını azalttığını savundu. İmamoğlu, "Benim aracım varsa milletin parasını neden makam aracına harcayayım?" diyerek, kendi aracını kullanmasının belediyeye tasarruf sağladığını ifade etti. Ayrıca, dava konusu yakıt ve giderler için yaklaşık 215 bin lira ödendiğini belirtti.
Savunmasının devamında, tutuklu yargılamalar hakkında da görüşlerini paylaşan İmamoğlu, "Bütün siyasi tutsaklar serbest kalsın ve yargılanacak insanlar tutuksuz yargılansın" dedi. Kendini siyasi tutsak olarak tanımlamayanlara da yanıt veren İmamoğlu, bu durumu eleştirerek, "Bununla övünen zihniyet, ancak ve ancak özgürlüğü saraya yakınlıkla ölçen zihniyettir" dedi. İmamoğlu, mahkemenin vereceği kararın yargı düzenine zarar vermemesi gerektiğini ifade etti ve absürt davalarla yargının yorulmasını istemediğini belirtti.




