Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 29 Temmuz 2014’te, su seviyesinin çekildiği bir dere yatağında insan kalıntıları bulundu. Yapılan incelemeler sonucunda, bu kalıntıların 17-23 yaş aralığında bir kadına ait olduğu belirlendi. Olayın ardından, kimliğin tespit edilememesi nedeniyle 13 Şubat 2015’te daimi arama kararı verildi.
Dilek Kalkan'ın Kaybolması
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, dosyayı yeniden ele aldı. Yapılan araştırmalar sonucunda, Dilek Kalkan’ın Mayıs 2013’te kaybolduğu tespit edildi. Olay yerinde bulunan kıyafetler ile Dilek Kalkan’ın kaybolduğu sırada üzerindeki kıyafetlerin benzerlik göstermesi üzerine yapılan DNA incelemesinde, kemiklerin Dilek Kalkan’a ait olduğu ve annesi ile yüzde 99,99 oranında uyumlu olduğu saptandı.
Şüphelilerin Tespiti
Soruşturma kapsamında, Dilek Kalkan’ın kullandığı GSM hattının HTS kayıtları incelendi. Bu kayıtlar, Kalkan’ın, Cuma Kaplan, Muhyettin Baranlı ve diğer bazı kişilerle yoğun iletişim içerisinde bulunduğunu ortaya koydu. Tanık ifadeleri, Dilek Kalkan ile Cuma Kaplan arasında duygusal bir ilişki olduğunu ve Kalkan’ın Kaplan’dan hamile kaldığı yönünde bilgiler sağladı. Ayrıca, sağlık kayıtlarında Kalkan’a 21 Mayıs 2013’te ‘gebe’ tanısı konulduğu belirlendi.
Gözaltı ve Tutuklama Süreci
Bilirkişi tarafından yapılan araştırmalarda, bazı şüphelilerin kullandığı telefonların, Dilek Kalkan’ın kemiklerinin bulunduğu bölge ve çevresinden sinyal verdiği tespit edildi. Bu doğrultuda, Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Diyarbakır JASAT ekipleri, 11 Eylül’de operasyon düzenleyerek Cuma Kaplan, Muhyettin Baranlı ve diğer şüphelileri gözaltına aldı.
Cuma Kaplan ve Muhyettin Baranlı, ‘kadına karşı kasten öldürme’ suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Delil durumu ve beyanlar doğrultusunda, tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen iki şüpheli, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı. Diğer şüpheliler ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.




