Türkiye'nin denizüstü rüzgar enerjisi projeleri, 3 milyar dolarlık yatırım potansiyeli ile enerji sektöründe önemli bir yer edinmeye hazırlanıyor. İstanbul’da gerçekleştirilen Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonunda açıklamalarda bulunan TGGF Başkanı İbrahim Türkiş, bu projelerin maliyetlerine ve potansiyeline dair bilgiler paylaştı.
Yatırım ve Maliyet Yapısı
Türkiye'nin denizüstü rüzgar enerjisi projeleri için gereken 3 milyar dolar yatırımın yaklaşık yarısının denizüstü rüzgar türbini için kullanılacağı belirtildi. Kalan kısmın ise elektrik, inşaat ve lojistik gibi maliyetleri karşılayacağı ifade edildi. Denizüstü rüzgar enerjisi projeleri, karasal projelere göre daha yüksek maliyetli olsa da, daha yüksek kapasite faktörü ile üretim potansiyelinin arttığı vurgulandı.
Erden, karasal rüzgarda kapasite faktörünün yüzde 35 iken, denizüstü rüzgarda bu oranın yüzde 45-50 arasında olduğunu belirtti. Daha yüksek verimle daha fazla enerji üretiminin mümkün olduğunu, bu nedenle yüksek maliyetlere rağmen rekabetçi elektrik üretim maliyetlerine ulaşılabileceğini kaydetti.
Ekonomik Etkiler
Denizüstü rüzgar enerjisi ekosisteminin gelişmesi, farklı sektörlerde yeni faaliyet alanları oluşturma potansiyeline sahip. Erden, bu yılın son çeyreğinde ihale detaylarının açıklanmasının ve 2027'nin ilk çeyreğinde 1000 megavatlık denizüstü rüzgar enerjisi proje ihalesinin gerçekleştirilmesinin planlandığını belirtti. Bu süreç, 3 milyar dolarlık bir yatırımın hayata geçmesini sağlayacak.
Projelerin yaygınlaşmasının ardından, başlangıçta yüksek olan maliyetlerin zamanla düşeceği öngörülüyor. Denizüstü rüzgar enerjisi ekosisteminin ekonomikleşmesi, diğer sektörleri de olumlu yönde etkileyecek ve yeni endüstriyel fırsatlar yaratacaktır.
Yerli ve Yabancı İlgi
Erden, Türkiye'nin mühendislik alanında güvenilir bir kabiliyete sahip olduğunu ve uzun yıllardır karasal rüzgar projelerinde başarılı çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Denizüstü rüzgar projesine yerli ve yabancı yatırımcıların ilgi gösterdiği, Almanya ve Danimarka'nın yanı sıra Çin'den de taleplerin olduğu belirtildi. Ayrıca, Orta Doğu'dan Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerin de finansman ve yatırımcı ilgisi olduğu ifade edildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, denizüstü rüzgar enerjisini stratejik bir konu olarak değerlendiriyor. Türkiye'nin 2035 yılına kadar denizüstü rüzgar enerjisinde 5.000 megavatlık kapasite hedefi bulunuyor. Bu ihale, Türkiye'nin denizüstü rüzgar enerjisindeki ilk projesi olması açısından büyük önem taşıyor.




