Komedyen Deniz Göktaş, Cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik ve suçu ve suçluyu övme suçlamalarıyla açılan davada ilk kez İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Göktaş, tutuklu bulunduğu Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'ndan duruşmaya getirildi. Duruşma, saat 10.00’da başlaması planlanmasına rağmen 1 saat 20 dakikalık gecikmeyle 11.20’de başladı.
Duruşma öncesi güvenlik önlemleri
Duruşma öncesinde İstanbul Adliyesi çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı. Adliye girişleri kapatıldı ve sadece avukatlar, duruşması olanlar ile dilekçe verecek kişilerin girişi sağlandı. Mahkeme katı bariyerlerle çevrilirken, çevik kuvvet polisleri de duruşma salonunun bulunduğu bölgeye konuşlandırıldı. Duruşma salonuna yalnızca avukatlar, milletvekilleri ve gazetecilerin girmesine izin verildi. Girişte yaşanan tartışmaların ardından, duruşma Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden izlenebildi.
Göktaş’ın savunması
Deniz Göktaş, savunmasına başlarken 3 Temmuz'dan bu yana tutuklu olduğunu belirtti. 88 gündür cezaevinde bulunduğunu ve bu süreçte ailesiyle yalnızca haftada 10 dakika görüşebildiğini ifade etti. Göktaş, gösterilerinde sarf ettiği dört cümle nedeniyle tutuklandığını belirterek, "Türkiye'nin ifade özgürlüğü açısından endişe verici" olduğunu vurguladı. Dava konusu esprilerin Türkiye'nin birçok yerinde defalarca sergilendiğini, hiç kimsenin şikayetçi olmadığını söyledi.
Sosyal medya ve şikayetler
Göktaş, gösterisinin YouTube'da yayınlanmasının ardından kendisine yönelik bir kampanya başlatıldığını, sosyal medya üzerinden yapılan şikayetlerin çoğunun gösterinin tamamından değil, kesilmiş videolardan kaynaklandığını belirtti. Ayrıca, soruşturmayı öğrenmesine rağmen yurt dışından Türkiye'ye döndüğünü ve kaçma şüphesiyle tutuklanmasına itiraz etti. Göktaş, tutukluluğunun gerekçelerini sorgulayarak, "Polis bana ‘Aptal mısın, neden Türkiye'ye döndün?’ dedi" ifadelerini kullandı.
Göktaş, politik mizahın önemine de değinerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkındaki "utangaç diktatör" ifadesinin bir hakaret değil, siyasi bir niteleme olduğunu savundu. Mizahın iktidarları eleştirme işlevini üstlendiğini belirten Göktaş, "Sahneye çıkan kişiye verilecek cezalar içinde sansürün, yasağın ve tutuklamanın yeri olmamalı" dedi. Duruşmanın sonunda Göktaş, suçlamaları kabul etmediğini ve beraatini talep etti. Savunması salondaki izleyiciler tarafından alkışlandı.




