Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Tuzla Belediyesi Nikah Sarayı ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen "Tuzla Doğu ve Güneydoğu Kanaat Önderleri Buluşması"nda önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz, Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen insanların İstanbul'un gelişimine katkı sağladığını belirtti.
Yılmaz, Türkiye'nin ekonomik durumu hakkında bilgi vererek, 2002 yılında 238 milyar dolar seviyesinde olan milli gelirin 2026 sonunda 1,8 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini ifade etti. Ayrıca, mal ve hizmet ihracatının 405 milyar dolara ulaştığını aktardı. Türkiye'nin ulaştırma, enerji, sağlık, eğitim, savunma sanayi ve teknoloji alanlarında kapasitesini artırdığını dile getirdi.
Konuşmasının büyük bölümünü "Terörsüz Türkiye" sürecine ayıran Yılmaz, terörün Türkiye'nin ekonomik ve sosyal gelişimi için uzun yıllar engel teşkil ettiğini vurguladı. Terörün yalnızca bir güvenlik meselesi olmadığını, ekonomik ve toplumsal sonuçları olduğunu belirten Yılmaz, bu mesele nedeniyle Türkiye'nin 2,3 trilyon dolar ekonomik kayba uğradığını ifade etti. Bu kaynakların kalkınma, eğitim, sağlık ve yatırımlara yönlendirilseydi Türkiye'nin daha farklı bir konumda olabileceğini düşündüğünü söyledi.
Yılmaz, terörün sona ermesiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin ekonomik potansiyelinin değerlendirilebileceğini belirtti. Bu bölgelerin tarihte "Bereketli Hilal" olarak adlandırıldığını hatırlatarak, Türkiye'nin kalkınmasına katkıda bulunacak bölgeler olduğunu ifade etti. Ayrıca, huzurun ve güvenin sağlanmasıyla turizm, tarım ve ticaret gibi alanlarda yeni fırsatlar doğacağını sözlerine ekledi.
Sürecin yürütülmesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin rolüne de dikkat çeken Yılmaz, Meclis bünyesinde yürütülen çalışmaların önemini vurguladı. Yılmaz, yarın sabah ikinci toplantının yapılacağını ve bu toplantıda sürecin takibi için bir kurul oluşturulduğunu duyurdu. Bu kurulda ilgili bakanların yer aldığını belirtti.
Yılmaz, terörsüz Türkiye sürecinin başarıyla tamamlanması halinde Türkiye'nin hem demokrasi hem de kalkınma açısından yeni bir döneme gireceğini söyledi. Güvenlik ve huzur ortamının kalıcı hale gelmesinin, özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki ekonomik ve sosyal potansiyelin daha etkin bir şekilde değerlendirilmesine katkı sağlayacağını kaydetti. Yılmaz, konuşmasının ardından katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.




