Cumartesi Anneleri, 1128. hafta eylemlerinde 13 Kasım 1994 tarihinde Diyarbakır'da gözaltına alınarak kaybolan Ali Tekdağ'ın akıbetini sordu. Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelen grup, Tekdağ'ın kaybedilişinin 32. yılında etkin bir soruşturma yürütülmesi ve sorumluların yargı önüne çıkarılmasını talep etti.
Adalet Arayışı
Cumartesi İnsanı Ümit Tekay Dişli, yaptığı açıklamada, "Gözaltında kaybedilişinin 32. yılında soruyoruz: Ali Tekdağ nerede?" diyerek devletin kayıpların akıbetini araştırma görevini yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. Dişli, devletin kaybedilen kişilerin akıbetini ortaya çıkarmakla yükümlü olduğunu belirtti.
Ali Tekdağ'ın Hikayesi
Ali Tekdağ, yedi çocuk babası olarak Diyarbakır'da yaşamaktaydı ve babası ile birlikte bir pastane işletiyordu. Siyasi faaliyetleri nedeniyle sık sık gözaltına alınan Tekdağ, 13 Kasım 1994 tarihinde eşi ile alışverişe çıktığı sırada, sivil giyimli kişiler tarafından zorla bir minibüse bindirilerek götürüldü. Ailesinin ve İnsan Hakları Derneği'nin tüm başvuruları sonuçsuz kaldı.
Yetersiz Soruşturmalar
Gözaltına alındıktan 45 gün sonra, bir kişi Tekdağ'ı Diyarbakır Çevik Kuvvet Merkezi'nde gördüğünü ve "Aileme söyleyin beni katledecekler" diye bağırdığını aktardı. 1996 yılında yayımlanan bir haberde ise, Tekdağ'ın ağır işkencelerden geçirildikten sonra öldürüldüğü ve cesedinin bir dere yatağına gömüldüğü bilgisi yer aldı. Ailenin başvuruları sonucu açılan yedi soruşturma ise takipsizlikle kapatıldı.
Uluslararası Mahkeme Kararı
Hatice Tekdağ, yıllarca süren adalet mücadelesinin ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurdu. Mahkeme, yürütülen soruşturmaların yetersiz olduğunu belirterek Türkiye'yi mahkum etti. Cumartesi Anneleri, Ali Tekdağ'ın kaybedilişiyle ilgili hakikatin açığa çıkarılması ve sorumluların yargılanması için yetkililere çağrıda bulundu. Adalet talebinin devam edeceği vurgulandı.




