Cumartesi Anneleri ve İnsan Hakları Derneği (İHD) üyeleri, gözaltında kaybettirilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak amacıyla Beyoğlu'ndaki Galatasaray Meydanı'nda 1122. kez toplandı.
Ellerinde kayıplarının fotoğrafları ve karanfillerle meydanda bir araya gelen aileler, bu hafta 10 Temmuz 1994'te Batman'da kaybolan İbrahim Çelik ve oğlu Edip Çelik'in faillerini sorguladı.
İHD İstanbul Şube Sekreteri Jiyan Kaya, basın açıklamasında 1990'lı yıllarda Hizbullah tarafından gerçekleştirilen kaybetme vakalarına dikkat çekti. Kaya, bu suçların cezasız kaldığını vurgularken, "Bu ağır suçların işlendiği dönemde, güvenlik ve idari bürokrasinin koruması, desteği, göz yumması ve yol vermesiyle hareket edildiğine ilişkin çok sayıda bulgu ve tanıklık olmasına rağmen etkili bir soruşturma yürütülmedi" dedi.
İbrahim ve Edip Çelik’in kaybolma sürecini aktaran Kaya, olayın detaylarını şu şekilde paylaştı: "10 Temmuz 1994 gecesi maskeli ve silahlı dört kişi Çelik ailesinin kapısını çaldı. İbrahim Çelik’i ‘yer göstereceğiz’ bahanesiyle evinden alarak götürdüler. 19 yaşındaki oğlu Edip Çelik ise babasını yalnız bırakmamak için peşlerinden gitti. Baba ve oğul geri dönmeyince aile; jandarma, emniyet ve savcılığa başvurdu. Hizbullah üyeleri Talat Rüzgar, Aziz Önlük, İlhan Önlük, Resul Güneş ve Çetin Dursun’un isimleri yetkililere bildirilmesine rağmen hiçbir adım atılmadı."
Başvuruların sonuçsuz kaldığını belirten Kaya, "Tanıklar dinlenmedi, şüpheliler sorgulanmadı. Merese Çelik’in başlattığı bu arayışı bugün çocukları ve torunları sürdürüyor. Kaç yıl geçerse geçsin adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Açıklamanın ardından söz alan İbrahim Çelik’in torunu Berfin Çelik, mücadelenin kuşaktan kuşağa devredildiğini vurguladı. "Ben bir Cumartesi torunuyum. Biz üç kuşak Galatasaray Meydanı’ndayız. Onların başına ne geldiğini düşünmek bizim için işkenceye dönüştü. Daha kaç kuşak bunu yaşayacak? Biz gerçekleri öğrenmek istiyoruz. Çelik ailesi olarak bu mücadeleyi bırakmayacağız" dedi.
Eylem, kayıp yakınlarının ellerindeki karanfilleri Galatasaray Meydanı’na bırakmasıyla sona erdi.




