Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek amacıyla Galatasaray Meydanı'nda bu hafta 1120. kez toplandı. 1995 yılından bu yana düzenlenen oturma eylemi, kayıpların anısına dikkat çekmek için devam ediyor.
Bu hafta yapılan açıklamada, 12 Eylül Askeri Darbesi'nin üzerinden 46 yıl geçtiği belirtilerek, faşist cunta yönetiminin işkenceleri, idamları ve faili meçhul cinayetleri vurgulandı. Açıklamada, 12 Eylül döneminin karanlık yüzü ve bu dönemde yaşanan insan hakları ihlalleri dile getirildi. Kayıp yakınları, o dönem gözaltına alınanların yaşam haklarının ellerinden alındığını belirterek, devletin hukuku askıya aldığına dikkat çekti.
Açıklamayı okuyan kayıp yakını Ümit Efe, 12 Eylül’ün ardından fiili darbe döneminin sona erdiğini ancak darbenin kurduğu düzenin devam ettiğini ifade etti. Efe, "İnkâr ve cezasızlık anlayışı, sivil yönetimler döneminde de sürdürüldü. 12 Eylül rejiminin mirası bugüne kadar taşındı" dedi. Ayrıca, dönemin ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşilmediğini ve bu durumun demokratikleşmenin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu vurguladı.
Açıklamada, 32 yıl önce gözaltına alınan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Kenan Bilgin'in akıbeti de sorgulandı. Bilgin’in gözaltına alındığı dönemde yaşananlara dair tanıkların ifadeleri ve AİHM kararları hatırlatıldı. AİHM, Kenan Bilgin’in güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındığını tespit etmiş ancak Türkiye'de bu konuda etkili bir soruşturma yürütülmemiştir.
Cumartesi Anneleri, Kenan Bilgin’in yanı sıra 12 Eylül işkencehanelerinde kaybedilen diğer isimler için de adalet talep etti. Açıklamada, "Biz Kenan Bilgin’i de, 12 Eylül işkencehanelerinde kaybedilenleri de unutmadık. Onların akıbetini sormaktan vazgeçmeyeceğiz" ifadeleri yer aldı. Bu eylem, kayıpların anısını yaşatmak ve adalet arayışını sürdürmek adına önemli bir duruş sergilemeye devam ediyor.




