Noyan Özkan anısını yaşatmak amacıyla her yıl verilen "Çevre ve Ekoloji Mücadelesi Onur Ödülleri", bu yıl İzmir'de düzenlenen bir törenle sahiplerini buldu. 23 aday arasından yapılan değerlendirme sonucunda bireysel ödüller, çevre ve yaşam alanlarını koruma mücadelesi veren iki kadına verilirken, kurumsal ödül Ege Çevre ve Kültür Platformu'na (EGEÇEP) gitti.
Can Atalay'ın Mesajı
Törende, Hatay Milletvekili olarak seçilen ancak cezaevinde tutulan avukat Can Atalay'ın Silivri'den gönderdiği mesaj da okundu. Atalay, Noyan Özkan'ı disiplinli yapısı ve olaylara hâkimiyeti ile anarken, çevre mücadelesinin yaşam ve özgürlük mücadelesi ile bir bütün olduğunu vurguladı. Mesajında, "Noyan Özkan bunun bilincindeydi. Onun anısını sürdürenlere Silivri’den selam olsun" ifadelerine yer verdi.
Jüri Değerlendirmesi
TBB Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu üyesi avukat Çiğdem Baloğlu, ödül değerlendirmesinde yalnızca mücadelelerin sonucuna değil, ödenen bedellere ve kararlılığa da odaklandıklarını belirtti. Kadınların direnişlerinin geleceğe karşı bir sorumluluk taşıdığını ifade eden Baloğlu, hukukun araçsallaştırılmasına karşı çıkmanın, yaşamı savunmanın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurguladı.
Ödül Sahiplerinin Açıklamaları
Diyarbakır Lice’nin Koçmarin köyünde su kaynaklarını kurutan bakır madenciliğine karşı direnen Azize Alan, ödülünü alırken, "Madene her zaman karşıyım. Türkiye’nin neresinde olursa olsun madenciye karşı giderim" dedi. Denizli Tavas’ın Avdan bölgesinde kömür madenine karşı zeytin ağaçlarını koruyan Hatice Kocalar ise, "Maden yasası bütün Türkiye’de bitsin. Üç şirket yüz insan çalıştıracak diye milyonlarca insan kanserden mi ölecek?" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
EGEÇEP adına ödülü alan eşsözcüler Seher Gacar ve Süleyman Eryılmaz, doğanın bir maliyet hesabı olmadığını belirterek, ödülü Akbelen’den Kaz Dağları’na, Bergama’dan Aliağa’ya kadar toprağına sahip çıkan tüm yaşam savunucularına adadıklarını ifade etti. İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, EGEÇEP’in hukuki gücüne dikkat çekerken, Noyan Özkan’ın eşi Beynun Özkan, "Bu bir simge. Yaşam mücadelesini bu salonun dışında cansiperane yürüten herkes çok daha değerli. Yüreğim sevgi, cesaret ve umutla doldu" dedi.




