Yemen'deki çatışmalar, Babulmendeb Boğazı'nda ticari gemi geçişlerini ciddi şekilde etkiledi. Uluslararası deniz ticaretinin önemli bir kısmını taşıyan bu stratejik su yolu, son dönemdeki askeri hareketlilik nedeniyle tarihinin en durgun dönemlerinden birini yaşıyor.
Yemen'de temmuz ayından bu yana artan çatışmalar, sahadaki kontrol haritasını önemli ölçüde değiştirdi. Husiler, Hudeyde vilayetinin tamamında kontrolü sağladıktan sonra Taiz'in batısına doğru ilerleyerek Kızıldeniz kıyısındaki Muha gibi kentleri ve Babulmendeb'e giden hatları ele geçirdi. Bu durum, bölgedeki askeri gerilimleri artırarak ticaretin güvenliğini tehdit eder hale geldi.
Husilerin kontrolü altına aldığı Meyyun Adası'nın, ticari gemilerin güvenli seyir mesafesi için kullandığı batı kanalının girişinde bulunması, boğazdaki güvenlik risklerini önemli ölçüde artırdı. Denizcilik takip sistemlerinden elde edilen verilere göre, bu askeri hareketlilik Babulmendeb Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğini durma noktasına getirdi. Normal şartlarda günlük ortalama 33 geminin geçiş yapması beklenen boğazda, son 24 saatte yalnızca 4 ticari gemi geçiş yapabildi.
Küresel enerji arzında kritik bir rol oynayan Babulmendeb Boğazı'ndaki petrol ve kimyasal ürün tankerlerinin geçişi ise yüzde 91 oranında azalarak sadece 1 gemiye geriledi. Konteyner gemisi geçişleri de ortalamanın yüzde 86 altında kaldı. Bu durum, bölgedeki yüksek risklere rağmen geçişi tamamlayan az sayıdaki geminin Panama, Singapur, Liberya ve Etiyopya bayraklı olmasını sağladı.
Babulmendeb Boğazı, Asya'dan Avrupa'ya giden mallar ve petrol için kritik bir geçiş noktasıdır. Ancak Yemen'deki askeri gerilim, küresel gemicilik ve enerji şirketlerini rotalarını Afrika'nın güneyindeki Ümit Burnu'na çevirmeye zorladı. Bu durum, yolculuk sürelerini uzatırken navlun ve sigorta maliyetlerini de artırıyor. Analistler, Husilerin boğaz üzerindeki baskısını artırmasının küresel petrol fiyatlarında yeni bir artış dalgası tetikleyebileceğini öngörüyor.




