Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi LGBTİ Hakları Raportörü Helen Belcher, Türkiye'de LGBTİ+ örgütlerine yönelik gerçekleştirilen operasyonlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Belcher, farklı şehirlerde yaşanan baskınlar, gözaltılar ve erişim engellerine dair haberleri "derin endişeyle" takip ettiklerini belirtti.
Belcher, kongrenin Türkiye'deki LGBTİ örgütlerini, aktivistleri ve insan hakları savunucularını hedef alan koordineli baskınlar, gözaltılar ve kısıtlamalarla ilgili haberlerden kaygı duyduğunu ifade etti. Kendilerine ulaşan bilgilere göre, çok sayıda kişi ve örgüt hakkında adli işlemler başlatıldığı bilgisini paylaştı.
Soruşturmalar kapsamında dernek ofisleri ve evlerde arama yapıldığını, kişilerin gözaltına alındığını ve elektronik cihazlara el konulduğunu aktaran Belcher, bu tür tedbirlerin hukuka dayanması ve meşru bir amaç bakımından gerekli ve orantılı olması gerektiğini vurguladı. Belcher, bu tedbirlerin temel hak ve özgürlükleri kısıtlamak için kullanılamayacağını belirtti.
Belcher, LGBTİ+ bireylerin ve örgütlerin sadece cinsel yönelimleri veya cinsiyet kimlikleri nedeniyle hedef alınmaması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, operasyonların "aile değerleri" gerekçesiyle savunulmasına tepki göstererek, LGBTİ+ bireylerin de ailelerin bir parçası olduğunu hatırlattı. İfade özgürlüğü ile toplantı ve örgütlenme özgürlüklerinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile güvence altına alındığını belirten Belcher, bu hakların cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinden bağımsız olarak herkes için geçerli olduğunu vurguladı.
Sivil toplum örgütlerinin demokratik toplumların temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Belcher, bu örgütlerin hem kırılgan gruplara destek sunduğunu hem de kamusal tartışmalara katkı sağladığını dile getirdi. Türkiye makamlarına LGBTİ+ örgütleri, aktivistler ve insan hakları savunucularına yönelik işlemlerde hukukun üstünlüğüne ve AİHS kapsamındaki temel haklara uyma çağrısında bulunan Belcher, sivil toplum örgütlerine ve çevrimiçi ifadeye getirilen kısıtlamaların etkili bir yargısal denetime tabi tutulmasını talep etti. Belcher, temel hak ve özgürlüklerini barışçıl bir şekilde kullanan kişilerin yıldırma, ayrımcılık veya kriminalizasyonla karşılaşmaması gerektiğini ifade etti. Kongrenin insan hakları ve kapsayıcı demokratik katılım için çalışan yerel ve bölgesel aktörler ile sivil toplum örgütleriyle dayanışma içinde olduğunu belirten Belcher, Türkiye'deki gelişmeleri izlemeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.




