Türkiye'de 12 Eylül'den bu yana LGBTİ+ örgütleri ve hak savunucularına yönelik yürütülen operasyonlar, uluslararası alanda büyük bir tepkiyle karşılandı. Almanya, Fransa, Hollanda, İsveç, Finlandiya ve İzlanda, ortak bir açıklama yaparak, bu uygulamaların "son derece endişe verici" olduğunu belirtti ve Türkiye'yi uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uymaya çağırdı.
Uluslararası Tepkiler
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi de Türkiye'deki operasyonların boyutuna ve gözaltında kötü muamele iddialarına dikkat çekti. BM, 150'den fazla LGBTİQ+ birey ve insan hakları savunucusunun gözaltına alındığını ve kötü muamele iddialarının bulunduğunu vurgulayarak, bu durumdan "derin endişe" duyduğunu ifade etti. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Türkiye makamlarını, cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği ayrımı gözetmeksizin herkesin insan haklarını korumaya ve keyfi gözaltına alınanları serbest bırakmaya çağırdı.
Operasyonların Kapsamı
Adalet Bakanlığının "Ailem Güvende" adıyla başlattığı soruşturmalar, İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin başsavcılıklarının koordinasyonunda 15 ili kapsıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu kapsamda 162 kişi, dokuz dernek ve 13 işletme hakkında işlem başlatıldığını duyurdu. Operasyonlar, çocukların ve aile kurumunun korunması gerekçesiyle savunuluyor. Şüphelilere yöneltilen suçlamalar arasında "müstehcenlik" ve "fuhşa teşvik" gibi iddialar yer alıyor.
İstanbul'daki Tutuklamalar
17 Eylül itibarıyla Türkiye genelinde en az 81 kişi tutuklandı. Bu tutuklamalar arasında LGBTİ+ hak savunucusu olanlar da bulunmakta. İstanbul'da, son olarak hakim karşısına çıkarılan 33 kişiden 20'sinin tutuklandığı bildirildi. Tutuklananlar arasında Hevi LGBTİ+, Pozitif-iz, SPoD ve Lambdaistanbul gibi tanınmış örgütlerden en az dokuz kişi yer alıyor. Savcılık, bu örgütlerin faaliyetlerinin "Türk aile yapısını zayıflattığını" iddia etti.
Sosyal Medya ve Erişim Engelleri
Operasyonlar sırasında yapılan müdahalelere karşı protesto gösterileri de yaşandı. 15 Eylül'de İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde yapılan açıklamaya müdahale eden güvenlik güçleri, 106 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında gazeteciler de yer aldı. Ayrıca, Uluslararası Af Örgütü, 180'den fazla sosyal medya hesabının engellendiğini bildirdi. Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği de, bu operasyonlara ilişkin kaygılarını dile getirdi ve insan hakları ihlallerinin sona ermesi gerektiğini vurguladı.




