Politico tarafından gerçekleştirilen bir anket, ABD'de yapay zekanın insanlığı yok etme potansiyeline dair halkın görüşlerini ortaya koydu. Anket, 13-15 Eylül tarihleri arasında Londra merkezli Public First aracılığıyla 2 bin 64 ABD'li yetişkinle internet üzerinden yapıldı.
Ankete katılanların yaklaşık üçte biri, yapay zekanın insanlığa yönelik bir tehdit oluşturduğunu düşünüyor. Katılımcıların yüzde 17'si bu riskin "neredeyse kesin" olduğunu belirtirken, yüzde 20'si ise riskin "ciddi derecede yüksek" olduğunu ifade etti. Bu sonuçlar, yapay zekanın gelişimiyle ilgili tartışmaların giderek arttığı bir dönemde dikkat çekici bir tablo sunuyor.
Siyasi Görüşlere Göre Değişen Risk Algısı
Anket sonuçları, katılımcıların siyasi görüşlerine göre risk algısında farklılıklar olduğunu da gösteriyor. 2024 seçimlerinde Demokrat aday Kamala Harris'e oy verenlerin yüzde 70'i, yapay zekanın riskinin "ortalama seviyede" olduğunu düşünürken, bu oran Trump'a oy verenlerde yüzde 60 olarak kaydedildi. Ayrıca, katılımcıların yüzde 48'i yapay zekanın mevcut seviyesinin yeterli olduğunu ve bu teknolojinin geliştirilmesinin askıya alınması gerektiğini savunuyor.
Yapay Zeka Geliştirme Çalışmalarına Yönelik Çekinceler
Katılımcıların yaklaşık yarısı, yapay zeka şirketlerinin yöneticilerinin bu teknolojinin insanlığı yok edebileceği yönündeki uyarılarına inandıklarını belirtirken, yüzde 26'sı bu açıklamaların bir pazarlama stratejisi olduğunu düşünüyor. Harris seçmenlerinin yüzde 58'i, Trump seçmenlerinin ise yüzde 44'ü geliştirme çalışmalarının askıya alınmasını destekliyor.
İnovasyon ve Düzenleme Tartışmaları
Yapay zekanın hızla yaygınlaşmasıyla birlikte, bu teknolojinin risklerinin yönetilmesi konusunda çağrılar artıyor. Teknoloji dünyasının önde gelen isimleri, yapay zeka geliştirme çalışmalarının yavaşlatılması gerektiğini savunuyor. Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, yapay zekanın gelişimini yavaşlatacak düzenlemeler yerine inovasyonu teşvik eden bir yaklaşım izliyor. Trump, yapay zeka teknolojisinin kontrolden çıkması konusunda endişelerin abartıldığını ve bu alandaki çalışmaların yavaşlatılmasının Çin'e avantaj sağlayacağını ifade ediyor.




