ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran ekonomisinin Amerikan yaptırımları ve deniz ablukası nedeniyle giderek daha fazla baskı altında kaldığını ifade etti. Bessent, İran'ın halen sevkiyat halinde yaklaşık 15 milyon varil petrolünün bulunduğunu ve bu petrolün büyük kısmının Çin'e teslim edilmesinin ardından İran'ın dış ticaret kapasitesinin önemli ölçüde daralacağını öne sürdü.
İki Haftalık Süreç
Bessent, İran'ın dış ticaret kapasitesinin iki hafta içinde ciddi bir daralma yaşayacağını iddia etti. Bu durumun, İran'ın ekonomik baskılar nedeniyle yeniden anlaşma arayışına girmesine yol açtığını belirtti. ABD'nin geçen ay başlattığı “Operation Economic Outcast” adlı ekonomik baskı kampanyası ile İran'ın finans, petrol, taşımacılık ve dış ticaret bağlantılarının hedef alındığını vurguladı.
Petrol İhracatındaki Düşüş
ABD Hazine Bakanlığı, 24 Ağustos'ta duyurduğu operasyonun amacını, İran'ın küresel ekonomik bağlantılarını mümkün olduğunca kesmek olarak tanımlamıştı. Reuters'ın ağustos ayında yayımladığı verilere göre, ABD'nin uyguladığı abluka sonrasında Çinli alıcılara sunulan İran petrolü miktarında belirgin bir düşüş yaşandığı ve İran petrolünün satış fiyatlarında artış görüldüğü kaydedildi.
Diplomasi ve Hürmüz Boğazı
Bessent'in açıklamaları, Washington ile Tahran arasındaki dolaylı diplomasi trafiğinin devam ettiği bir dönemde geldi. İran, ABD'nin deniz ablukasını kaldırması ve petrol satışlarına yönelik yaptırımları gevşetmesi halinde Hürmüz Boğazı'nı bir hafta içinde yeniden açmayı teklif etti. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın son teklifini kabul etmediğini açıkladı.
Günlük Petrol Geçişi
Bessent, Hürmüz Boğazı'nın fiilen açık olduğunu ve boğazdan günlük 15 ila 22 milyon varil petrol geçtiğini savundu. Ancak bağımsız gemi takip verileri, Washington'un verdiği rakamlarla tam olarak örtüşmüyor. Vortexa verilerine göre, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol miktarının eylül ayında ortalama yaklaşık 2,9 milyon varil/gün seviyesinde olduğu bildirildi.
İran'ın yaptırımlar altındaki petrol ihracatının en önemli alıcısı uzun süredir Çin. ABD yönetimi, sadece İranlı şirketleri değil, aynı zamanda İran petrolünün taşınması ve finansmanı ile ilgili üçüncü ülkelerdeki şirketleri de yaptırım tehdidi ile karşı karşıya bırakıyor. Bessent, bu politikanın amacının Tahran'ın gelecekte varılabilecek bir anlaşmaya uymasını sağlamak olduğunu savundu. İran yönetimi ise Washington'un yaptırımlarını yasa dışı ekonomik baskı olarak nitelendiriyor ve bu yaptırımların kaldırılmasını olası bir anlaşmanın temel koşullarından biri olarak öne çıkarıyor.




