İstanbul, 28 Haziran'da tarihi bir anı yaşadı. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu öncülüğünde gerçekleşen büyük horon gösterisinde, yaklaşık 5 bin kostümlü folklorcu bir araya gelerek Guinness Dünya Rekoru'nu kırdı. Bu muhteşem etkinlik, 'Horon bizumdur' sloganıyla Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen katılımcılarla gerçekleştirildi.
Rekorun Kutlaması
Yaklaşık 3 dakika süren performansın ardından, Guinness hakemleri rekoru değerlendirdi ve Türkiye Halk Oyunları Federasyonu'nun bu başarıyı resmen kazandığını duyurdu. Açıklama sonrası alanda coşku doruğa çıktı; katılımcılar, sevinçlerini horon oynayarak kutladı. Bu etkinlik, sadece bir rekordan daha fazlasıydı; Türkiye'nin kültürel zenginliğini de gözler önüne serdi.
Yunanistan'dan Tepkiler
Ancak rekorun ardından Yunan basınında çıkan haberler, Atina'da rahatsızlık yarattı. Newsbeast'te yer alan yorumlar, horonun "Türk geleneksel dansı" olarak tanıtılmasını eleştirdi. Yunan medyası, horon ile Pontus Rumlarının 'serra' dansı arasında bağlantılar kurarak tarihi köken tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Bu durum, Türkiye'deki kültürel uzmanlar tarafından ise kesin bir dille reddedildi.
Kültürel Miras Vurgusu
Türkiye’deki kültür çevreleri, horonun Karadeniz bölgesinin yerli kültürünün ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekiyor. Horon, Türk halklarının yüzyıllardır süregelen kültürel miraslarından biri olarak öne çıkıyor. Yetkililer, Guinness rekorunun yalnızca katılımcı sayısı ve organizasyon başarısıyla alakalı olduğunu, kültürel köken tartışmalarıyla bir ilgisi olmadığını vurguladı. Bu şekilde, Türkiye'nin halk oyunları alanındaki uluslararası gücü bir kez daha tescillenmiş oldu.