Yunanistan, İsrail'in Gazze'deki sivil katliamını konu alan NAZA belgeselinin gösterimlerine ev sahipliği yapıyor. Belgesel, 12 Eylül 2026'da 83. Uluslararası Venedik Film Festivali'nde "Jüri Özel Ödülü" kazanmasının ardından birçok ülkede olduğu gibi Yunanistan'da da izleyiciyle buluştu. Gösterimlerin büyük bir kısmı için biletler, etkinlik günü gelmeden tükendi.
İzleyici Yorumları
Atina'da belgeseli izleyenler, NAZA'nın etkileyici içeriği hakkında çeşitli değerlendirmelerde bulundu. Dimitris Çeripis, belgeselin gösterdiği insan davranışlarının düşündürücü olduğunu belirterek, "Bu insanlar yaptıkları hiçbir şey için pişman olmuyorlar. Bunun çok normal bir durum olduğunu düşünüyorlar. Bu da tarihlerinde bunca şey yaşamış bir halkın nasıl bozulduğunu gösteriyor," şeklinde konuştu.
Panos ise belgeselin kendisinde derin duygusal etkiler bıraktığını ifade ederek, "Bunu izleyince, insan bu zamana kadar nasıl bir şey yapmadan yaşadığını bilemiyor. Nasıl yardım edeceğini de bilmiyorsun. Seni derin düşüncelere salıyor," dedi.
Belgeselin Tarihsel Bağlantıları
Anastasis, belgeselin kendisini altüst ettiğini belirterek, "Bu cinayet sisteminde çalışan İsrailli askerler bana Adolf Eichmann'ı hatırlattı. O da 'Ben sadece emirleri yerine getirdim.' demişti. Aynısı buradaki askerler için de geçerli," ifadelerini kullandı. İzleyicilerden biri ise belgeselin kendisinde şok etkisi yarattığını söyledi.
NAZA belgeseli, Avrupa'nın en köklü film festivallerinden birinde ödül alarak, İsrail'de de büyük yankı uyandırdı. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, belgeselde konuşan askerlerin kimliklerini tespit etmeleri için askeri istihbarata talimat verdi. Bu durum, belgeselin yarattığı tartışmaları daha da derinleştirdi.
Tartışmalar ve Tepkiler
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, NAZA belgeselinin "Yahudi karşıtı kışkırtma" olduğunu öne sürdü. Ayrıca, belgesel hakkında tartışmalar sürerken, İsrail askerlerini "karalayanları" vatandaşlıktan çıkarmak için bir yasa tasarısı sunacağına dair açıklamalarda bulundu. İsrail Kültür Bakanı Miki Zohar ise belgeselin yönetmenlerini vatandaşlıktan çıkarmakla tehdit etti.




