Vakıflar Genel Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) Saraçhane'deki ana hizmet binasının kendi adına tescil edilmesi için Fatih Tapu Müdürlüğü'ne resmi başvuruda bulundu. Bu başvuru, 20 Kasım 2025'te değiştirilen Vakıflar Kanunu'nun 30. maddesine dayandırıldı.
Vakıflar Kanunu ve Başvuru Gerekçesi
Söz konusu maddenin amacı, vakıf yoluyla oluşturulan ve kamu kurumlarının mülkiyetine geçen kültür varlıklarının yeniden vakfa iadesini düzenlemektir. İBB tarafından 1970 yılından bu yana kullanılan bu bina, mevcut tapu kayıtlarına göre hâlâ İBB adına kayıtlı. Tescil işleminin tamamlanması durumunda, bina kiralama, tahsis veya tahliye seçenekleriyle karşı karşıya kalacak.
Tescil Süreci ve İBB’nin Planları
Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün başvurusunun ardından, tescil işleminin 5 Ekim Pazartesi günü gerçekleştirilmesi bekleniyor. Tescilin tamamlanması halinde, binanın mülkiyeti İBB’den Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçecek. Bu durumda, binanın kullanımına ilişkin üç seçenek bulunuyor. İlk olarak, bina İBB’ye kiralanabilir. İkinci olarak, Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetini koruyarak binanın kamu hizmetinde kullanılmasına izin verebilir. Üçüncü seçenek ise İBB’nin binadan çıkarılmasıdır.
Geçmişteki Tartışmalar
İBB’nin tescil işleminin ardından yargı yoluna başvuracağı belirtiliyor. Saraçhane'deki İBB binası, 1953 yılında mimar Nevzat Erol tarafından projelendirilmiş ve 1960 yılında inşaatına başlanarak 1970 yılında tamamlanmıştır. Tapu kayıtlarında, bina ile ilgili yedi farklı vakıf adına şerh bulunmaktadır. Bu vakıflar arasında Cübbeci Başı Dikran Vakfı, Ayasofya-i Kebir Vakfı, Yakup Ağa Vakfı, Dervişzade Mustafa Vakfı, Ahmet Paşa Vakfı, İsmihan Kaya Sultan Vakfı ve Elhaç Hüseyin Ağa Vakfı yer alıyor.
İstanbul’daki Vakıf Taşınmazları Üzerine Tartışmalar
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün başvurusunun dayanağı olan Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesi, 2025'teki değişiklikle birlikte İstanbul'daki kamu taşınmazları açısından yeniden tartışma konusu oldu. Daha önce Galata Kulesi ve Yerebatan Sarnıcı gibi önemli kültürel varlıkların mülkiyeti ile ilgili benzer tartışmalar yaşanmıştı. Bu durum, İstanbul'daki vakıf taşınmazlarının mülkiyeti ve kullanımı konusundaki belirsizlikleri yeniden gündeme taşıdı.




